Sayfalar



Home Ofis Çalışanların Verimliliğini Artıracak 10 Yöntem

Home ofis çalışmak, dışarıdan bakıldığında oldukça rahat görünüyor olabilir. Ben, o kadar da rahat bir çalışma modeli olmadığını biliyorum. Vaktimin büyük bir kısmını, çalıştığım firmanın ofisinde geçiriyor olsam da freelance destek verdiğim firmalar için genellikle home ofis çalışıyorum. Yani, her iki tarafta da ofis çalışanıyım. Dolayısıyla, bir firmanın ofisinde çalışıyor olmak ile evinizde kurduğunuz ofis alanında (home ofis) çalışmak arasındaki farklara oldukça hakimim.

home ofis

Kazançlarınızı artırmayı hedeflediğim diğer yazılarım gibi bu yazımda da iş verimliliğinizi artıracak yöntemleri paylaşacağım. Verimliliğin artmasıyla birlikte kazançlarınızın artacak olması da muhtemeldir.

Home Ofis Çalışmak Nedir?

Home ofis çalışmak, profesyonel işlerin ev ortamında yapılması demektir. Ortada bir iş varsa bir disiplin de olmak zorundadır. Neden mi?

Örnek:

Benim yaptığım iş: İçerik yöneticiliği & yazarlık. İşim biraz yaratıcılık gerektiriyor. O an ilgilendiğim konuya ne kadar iyi odaklanabilirsem ortaya o kadar kaliteli içerikler çıkıyor. İçeriğin kalitesi, işlerimin devamlılığını sağlıyor ve müşteri portföyümü genişletiyor. Buradan çıkan sonuç şu: İşime odaklanabildiğim ölçüde başarılı olabiliyorum.

Aslında bu durum, mesleği ne olursa olsun herkes için geçerlidir. Örneğin, bir yazılım geliştiricisi de işine daha fazla konsantre olarak daha iyi bir kodlama yapabilir. Kısacası; hataların az olduğu, tekrar üzerinden geçmek zorunda kalınmayan ve zamanında teslim edilen çalışmalar için işe konsantre olmak şart.

Çalıştığım firmanın ofis ortamında konsantre olma konusunda pek zorlanmıyorum çünkü ofis mobilyaları seçiminden, oturma düzenine kadar her şey işin gerektirdiği şekilde planlandı. Orada bulunma nedenim iş yapmak olduğu için farklı hayallere de dalmıyorum. Etrafımda, işin parçası olan diğer insanlar olduğundan, takıldığım noktalarda anında fikir alabiliyorum. Kalemliğim, not kağıtlarım, zımbam, evraklarım ve iş ile ilgili ihtiyaç duyabileceğim diğer her şey yanı başımda oluyor. Dahası, iş arkadaşlarımın tamamına karşı sorumluluklarım olduğu için olumsuz örnek teşkil edecek şekilde mesai saatimi gereksiz işlere harcamıyorum.

Peki ya ev ortamında durum nasıl?

Home Ofis Çalışmak

  • Sabahları erken saatte uyanmak için alarm kurmak zorunda değilim.
  • Yemek molasını 1 saat yerine 3 saate çıkarabilirim.
  • İstediğim anda günlük çalışmamı sonlandırıp dışarıya çıkabilirim.
  • Masa başında çalışmak yerine balkonda çalışabilirim.
  • Yatağımı terk etmeden, pijamalarımla da çalışabilirim.
  • Hatta abartmak istersem jakuzide bile çalışabilirim 😊

ÖZETLE:

Home ofis çalışırken çok daha esnek şartlara sahibiz.

İşte bu esneklik genellikle işin yerine getirilmesini engelleyen koca bir direnç kaynağına dönüşebiliyor. İş yapmayı engelleyen en güçlü direnç birimleri: Rehavet ve konsantrasyon sorunları.

Bu yüzden, dışarıdan bakınca güzel görünen fakat home ofis çalışanları için adeta işkenceye dönüşen bu esnek çalışma şartlarını iyi yönetmek gerekiyor. Buraya kadar anlattıklarım, ofis ortamındaki verimlilik sebepleri ile home ofis ortamındaki verimsizlik sebeplerini az çok özetliyor. Bununla birlikte, home ofis çalışırken verimliliği artırmak için neler yapılması gerektiğini de işaret ediyor.

Tahminleriniz doğru. Home ofis çalışırken verimliliği artırmak için ev ortamını ve davranışlarımızı iş dünyasındaki profesyonel atmosfere uyarlamamız gerekiyor.

Bu konuda bir cheklist hazırlamak istesek, bu listedeki en önemli maddeler neler olurdu?

Home Ofis Çalışanların, Çalışma Performansını Artıracak Tavsiyeler

İşte home ofis çalışma performansınızı artıracak 10 tavsiye.

1- Çalışma Saatleri:

Evet, home ofis çalışmanın en güzel avantajlarından biri esnek çalışma saatleri olsa da ben, bu saatlerin sınırlandırılmasında fayda görüyorum. En azından “günün şu saat aralığını –örnek: 08:00 ~ 16:00- çalışma saati olarak değerlendireceğim” diyebilirsiniz.

Kendinize böyle bir kural belirlemiş olmanız, sabah saat 08:00’de işe başlayıp, öğleden sonra 16:00’ya kadar aralıksız çalışacağınız anlamına gelmez. Bu kuralı daha çok, sınırları belirleyerek, aşırı esnekliğin önüne geçmek için koyuyoruz.

Örnek üzerinden devam edersek, sabah 08:00’den önce işe başlamayacağınız kesinleşti değil mi? Uyumanıza ya da sporunuza bakın. Yine kuralımıza göre 18:00’den sonra çalışmayacağız. O halde uykuyu abartmasak iyi olabilir. İşinizi 18:00’e kadar yetiştirin. Yetişmezse bir sonraki güne bırakın. Kurala uyarsanız göreceksiniz ki işler genellikle bir sonraki güne kalmayacaktır 😉

2- Çalışma Odası:

Tamam, ortamımız bir ev ama bu evin farklı amaçlara sahip odaları var değil mi 😊 Kahvaltınızın yatak odanıza gelmesi romantik ve eğlenceli olabilir ama lütfen laptopınız yatağınıza gelmesin. Ya da benim yukarıda belirttiğim örneklerdeki gibi abartıp da duşakabine laptopla girmeyin.

Hadi bunlar abartılı örneklerdi. Olabilecek ve olmasa daha iyi olabilecek örneklere gelelim. Aynı şekilde, balkonda ya da mutfak masasında çalışmayın derim. Tamamen daha iyi konsantre olabilmek için bu kuralları oldukça önemli görüyorum.

Evinizin oda sayısı buna müsaitse bir odayı tamamen çalışma odası olarak kullanın. Eğer böyle bir imkanınız yoksa oturma odasını hem çalışma, hem de gündelik ihtiyaçlarınıza yönelik yapılandırın. Nasıl olması gerektiğini bir sonraki maddede inceleyelim.

3- Çalışma Odasının Yapısı:

Daha önceden satış danışmanları için “ideal satış ofisi nasıl olmalı?” konulu bir yazı yayınlamıştım. Yazıdaki ana tema müşterinin dikkatini dağıtacak nesnelerin ofiste bulundurulmaması üzerineydi. Home ofis çalışanlar için de benzer kurallar geçerli. Bu defa müşterinin değil; sizin dikkatinizi korumayı hedefliyorum. Ofis mobilyaları ve aksesuar seçimlerinde bu maddeleri dikkate alın.

İdeal bir çalışma odası temel olarak şunları gerektirir:

  • Yüksekliği, genişliği ve uzunluğu ideal olan bir çalışma masası.
  • Uykunuzu getirmeyecek ama parklardaki ahşap banklar gibi de konforsuz olmayacak, ideal bir ofis koltuğu.
  • Aradığınız eşyaları kolaylıkla bulmanızı sağlayacak ideal bir dolap.
  • Hemen elinizin altında bulundurabileceğiniz bir kitaplık veya duvar rafları.
  • Sık sık hatırlatıcı notlar alıyorsanız, monitörü önüne alacak şekilde mantar pano. (Göz önünde olması faydalı olacaktır)
  • Kalemlik, ataş, delgeç, zımba, silgi, maus pili, hesap makinesi gibi ihtiyaç duyabileceğiniz kırtasiye malzemelerinin masa üzerinde veya hemen masanızın çekmecesinde hazır bulunması.

Adore Mobilya ’nın web sitesinden aldığım örnek çalışma odası görselleriyle bu maddeyi de toparlamış olalım.

çalışma odası

Örnek Çalışma Odası -1| Görsel Kaynağı: Adore Mobilya

Home ofis çalışma odası

Örnek Çalışma Odası-2 | Görsel Kaynağı: Adore Mobilya

çalışma masası

Örnek Çalışma Odası-3 | Görsel Kaynağı: Adore Mobilya

4- Kılık Kıyafet:

“Yuh artık HızlıAdam! Ona da mı karışacaksın?” demeyin lütfen 😊 Unutmayın: Home ofis çalışmanın tüm güzelliklerini elinizden almak istemiyorum. Yalnızca biraz daha derli toplu hale getirip verimliliğinizi artırmak istiyorum.

Kılıf-kıyafet konusu neden önemli?

Home ofis çalıştığınız için saçınızı sakalınızı özgür bırakmış olabilirsiniz. Bu en doğal hakkınız. Yine de ayna karşısında nasıl hissettiğinizi bir düşünün derim. Elektrik çarpmışçasına dağınık saçlarınızla ve göbeğinize kadar çektiğiniz pijamanızla işe hazır olduğunuzdan emin misiniz?

Milyonlarca müşterisi olan o malum firma için back office çalışacak olmak sizi hiç heyecanlandırmıyor mu? Bu heyecanı içinizde yaşatın ve gerekli özeni gösterin. Tamam, takım elbise giyin demiyorum ama pijama da giymeyin yani. Unutmayın, belirlediğiniz saat aralığında iş yapacaksınız. Dinç olun, bakımlı olun, güne başlamaya hazır olun. Bu sizin çalışma enerjinizi artıracaktır.

5- İçecekler – Atıştırmalıklar:

Evde çalışıyor olduğumuza göre buzdolabı ile aramızda çok kısa bir mesafe olmalı. Bu da sık sık masa başından kalkıp dolaba doğru yürümemize yol açıyor olabilir 😊 Mutfağa gidip gelmek yalnızca birkaç dakikanızı alabilir ama bıraktığınız yerden işe devam edebilmek için konsantre olma aşaması bazen çok uzun sürebiliyor.

Benim önerim, yanınıza bir meyve tabağı, çerez tabağı ve su almanız yönünde olur. Henüz lise öğrencisiyken kusursuz bir genç odası dizayn etmiştim. Odamda su ısıtıcısı (kettle) bile vardı. Artık, neye o kadar konsantre oluyorsam 😂

E hadi söyleyeyim: Blog yazarlığına lise öğrencisiyken başladım ve yazmak gerçekten yoğun konsantrasyon gerektiriyor 😉

6- Telefon Kullanım Alışkanlığı:

Bütün sosyal medya platformları ve online mesajlaşma araçları cebimize girdi. Cep telefonları sayesinde sürekli online konumdayız. Bilgisayar tarayıcınızca Facebook kapalı olabilir ama cep telefonunuz bildirim vermeye devam edecektir.

Çalışırken önemsiz bildirimleri kapatmanızı, yalnızca sizin için önemli olabilecek bildirimleri açık tutmanızı öneririm.

Örnek:

Mail ve çağrılar için bildirimleri açık tutup Facebook, Instagram, Twitter bildirimlerini sessize alabilirsiniz. Elbette bazıları için Facebook bildirimleri çağrılardan bile önemli olabilir. Mesela, sosyal medya uzmanları için… Artık, önceliklerinizi belirleyin ve bildirim ayarlarınızı yapılandırın. Akıllı telefonların çoğunda tek tıkla mod değiştirme özelliği var. Bu sayede sık sık bölünmemiş ve dikkatinizi korumuş olursunuz.

7- Renkler:

Home ofis çalışanların büyük bir bölümü bilgisayar başında çalışıyorlar. Gün içerisinde bilgisayara bakarak yeterince gözlerimizi yoruyoruz. Bu yüzden ofis mobilyaları ve duvar renklerini gözlerimizi yormayacak renklerden seçebiliriz.

Cerrahların neden yeşil önlük giydiğini biliyor muşuydunuz? Uzun sürecek bir ameliyatta gözleri yeterince yorulacağından, gözü en az yoran yeşil rengi tercih ederler.

Yeşil rengi sevmiyorsanız, kontrastı düşük renkleri tercih edin. Özellikle odanızı hem oturma odası, hem de çalışma odası olarak kullanıyorsanız kanepe ve koltuk takımları alırken bu önerileri değerlendirin.

ikili-kanepe

Örnek Koltuk Takımı | Görsel Kaynağı: Adore Mobilya

8- Oksijen:

Elbette, hayatta kalabilmek için oksijen gerekli fakat miktarı da ayrıca önemli. Oksijen, beyni besler ve daha verimli çalışmasını sağlar. Dolayısıyla, home ofis çalışma ortamında dışarıya açılan bir pencere olmalı. Desteklemek için de birkaç saksı çiçek bulundurmanızda fayda var.

Çiçeklerinizi sulayın, pencerenizi açın, temiz havayı içinize çekin ve işe başlayın 😉

9- Aydınlatma:

Home ofis çalıştığınız için tepenizde kocaman ofis ışıklandırmaları olmayabilir. Evlerimiz genellikle iş yerlerine göre biraz daha loştur. Bu ışık farkı öğleden sonra veya sabah erken saatlerde daha belirgin olur.

İçinizin kararmaması ve gözlerinizin yorulmaması için ortam ışığının yeterli olduğundan emin olun. Tavan lambanızı daha güçlü bir ampul ile yenileyebilirsiniz. Çalışma lambası ve benzeri tamamlayıcı ürünler de işinize yarayabilir.

10- Olumsuzlukların Engellenmesi:

Kontrolünüz dışında gelişen olumsuzların işinizi engellemesine müsaade etmeyin. Dışarıdan gelen sesler ve hava sıcaklığı işinizi yapmanızı engelliyor olabilir. Engellemiyorsa bile performansınızı düşürüyor olabilir.

Cephe ses yalıtımı yaptırma imkanınız yoksa dış sesleri almanızı engelleyecek bir kulaklık kullanabilirsiniz. Müzik eşliğinde çalışabiliyorsanız sevdiğiniz müzikleri kısık seste açabilirsiniz.

Klimanızın derecesini 22’ye ayarlayarak ideal oda sıcaklığını yakalayabilirsiniz. Yazın sıcaktan bunalıp 19-20 dereceye düşürmeyin. Aynı şekilde kışın üşüdüğünüz için oda sıcaklığını 28 dereceye ayarlamayın. Uygunsuz ısı ayarları ilk dakikalarda hoşunuza gidebilir ancak rahatsızlık verdiğini fark etmeniz hem zaman alacak, hem de bu zaman diliminde düşük performansla çalışmış olacaksınız. Ne 23, ne de 21… En ideal oda sıcaklığı 22 derecedir.

Bünyamin Kapıcıoğlu


İLGİNİ ÇEKECEK DİĞER BAŞLIKLAR


Kazançlarınızı artıran enfes makalelerin mail adresinize gelmesini ister misiniz? Sadece e-posta adresinizi yazarak hemen abone olun! Hızlı Adam işinizi hızlandıracak makaleleri mail adresinize göndersin ama reklam vs göndermesin ;)

e-mail adresiniz:

BURADA YORUMUN DEĞERLİ
Binlerce HızlıAdam Takipçisi Yorumunu Merak Ediyor

, , ,

2 Yorum = Home Ofis Çalışanların Verimliliğini Artıracak 10 Yöntem

  1. Metin 11 Temmuz 2017 at 10:08 #

    Eline sağlık Bünyamin bey; 7 yıldır home ofis çalışan biri olarak, ev ortamındaki motivasyonu sağlayacak tavsiyelerin hepsine katılıyorum fakat nacizane kendi fikrim, yazıda bahsedilen saat aralığı belirleme ya da kurallarla hareket etme home ofisteki bütün büyüyü yok edebilir. Amaç baskı altında olmadan özgürce istenileni istenildiği zaman yapmak ve kendini, elindeki o iş için hazır hissettiğinde çalışmaya başlamaktır.

    Bir projeye 10 gün süre verilir ve çoğu zaman ilham perisi son günlere doğru gelmeye başlar, o kalan 2-3 günde heyecan ve hırsla saatin önemi olmadan proje tamamlanır. Bu da bu işin adrenalini diyelim 🙂

    İyi bloglar dilerim…

    • Hızlı Adam 11 Temmuz 2017 at 14:30 #

      Merhaba Metin bey,

      Tecrübenizi paylaşarak yazıya değer kattınız. Teşekkür ederim. Aslında, kural belirlemeyi aşırı esnekliğin (hatta madem yorum alanındayız daha rahat ifade edeyim: gevşekliğin) önüne geçmek için tavsiye etmiştim 🙂 Sınırları keskin kurallar belirlememek gerektiği konusunda size katılıyorum

Bir Cevap Yazın



Bölüyorum ama…


2 dk’dan uzun süredir buradasın. Öyleyse bir beğeni hakettik 😉