Sayfalar



Kitap Yazmak Yerine Blog Yazdım Hayatım Değişti

Kitap yazmak veya blog yazmak isteyenlerin muhakkak okuması gereken bir deneyim yazısı hazırladım. Yazar olmak isteyenler için bir nevi yol haritası niteliğinde olan bu hikayemi pür dikkat okursanız bundan böyle “çöllerde kutup ayıları ile karşılaşır mıyım?” endişesinden kurtulacak ve belki de pencereyi açıp oturduğunuz şehre “seni yeneceğim İstanbuuul!” şeklinde haykıracaksınız 😉 Söz veriyorum!

seni-yenecegim-istanbul

Yıllar önce (2011 yılında) kitap yazmaya karar vermiş ve “kitap yazmak” hakkında hiçbir araştırma yapmadan harekete geçmiştim çünkü hemen başlamazsam aşağıdaki soruların kafamı karıştıracağını biliyordum.

  • Kitap nasıl yazılır?
  • Kitap yazma maliyeti nedir?
  • Kitap yazmak para kazandırır mı? (Masrafımı geri kazanabilir miyim?)
  • Kitap yazmak için gerekenler
  • Kitabımı nasıl tanıtabilirim?
  • Kitap bastırmak…

Yani, kitabın yazımından basımına, basımından tanıtımına, pazarlanmasından satışına kadar bir çok süreçten geçecektim. Bu süreçleri araştırmak veya çözüm aramak kitap yazmaya başlamamı geciktirecek ve belki de ertelememe sebep olacaktı. Fakat ben buna müsaade etmedim. Yazarı Spencer Johnson olan “Peynirimi kim kaptı?” isimli kitabı yeni bitirmiştim ki oradan aldığım gazla direk yeni word dosyası açıp yazmaya başladım. Kitabın konusu da pazarlama teknikleri ve kişinin kendini pazarlayabilmesiydi.

A4 ile görselsiz toplam 80 küsür sayfaya ulaştığımda yıl 2012 olmuştu. Artık bastırmak istediğim kitap hakkında eleştiri, yorum ve çeşitli geri bildirimlere ihtiyacım vardı çünkü konuyu toparlayıp kitabı bitirmek üzereydim. Turkcell’de mağaza sorumlusu görevinde çalışıyordum. Yaşça olgun ve kariyerinde iyi yerlere gelmiş iş arkadaşlarımdan (bölge müdürü, eğitim sorumlusu vs) kitabımı okuyup yorum yapmalarını istedim. Aldığım geri bildirimler çok mutlu ediciydi. Hem “bu kadarını beklemiyordum” şeklinde itiraflar, hem de “sen çok iyi yerlere geleceksin” şeklinde motive edici yorumlar aldım. Tüm bunlar kitabın o insanlar üzerinde bıraktığı etkiyi işaret ediyordu.

Derhal yayınevi araştırmaya başladım. Kitap bastırıp yayınlatmak için neler gerekiyor bilmiyordum. Tek bildiğim okumaya değer bir kitap yazmış olmamdı. Bundan emindim. Yukarıda maddeler halinde bahsettiğim soruları araştırmaya başlamıştım. Kitap yayınlatmak hakkında araştırma yaptıkça şunu fark ediyordum:

Kitap yazmak ve kitabı yayınlatmak işin en kolay kısmı. Yeteneğin varsa yazıyor, paran varsa bir yayınevi ile anlaşıp anında kitabı bastırabiliyorsun. Peki ya sonra?

  • Kitabın pazarlanması nasıl olacak?
  • Acaba kitap satılacak mı?
  • Harcadığım paraya ve emeğe değecek mi?
  • Arama motorlarına Bünyamin Kapıcıoğlu yazınca hiçbir şey çıkmıyordu. Kimse beni tanımıyordu. Dolayısıyla, insanlar kitabımı satın alacak mı?
  • Neden alsınlar?
  • Hangi yayınevi  ile anlaşmalıyım?
  • Yoksa kitabım raflarda tozlanıp beni yazarlığa küstürecek mi?

Tüm bu sorular uykularımı kaçıracak boyuta gelmişti. Sonra yıllardır ilgilenmediğim bloğuma halen daha günde 50-100 kişinin girdiğini hatırladım. Hemen bir strateji oluşturdum. Oluşturduğum strateji basitti. Şöyle:

Niş konulu bir blog açacaktım. Tabi ki bloğun konusu pazarlama ve kariyer edinme üzerine olacaktı çünkü kitabıma paralel bir konu bulmalı ve kitabın ilgi görüp görmeyeceğini test etmeliydim. Eğer test olumlu sonuçlar verirse bir miktar sabit takipçiye ulaşacağım da kesindi. Yani, yazılarım ilgi görürse mail abonelerim, sosyal medya takipçilerim ve hiçbir alarm sistemi oluşturmayan sadakatli ziyaretçilerim olacaktı. Bir insanın bu bloğu takip etmesinin makalelerimi beğenmek dışında başka ne sebebi olabilir ki? Kısacası “topluluk oluşturma” işini gerçekleştirecektim. O zaman şu sonucu çıkarabilir miyiz?

“Topluluk oluşturmayı başarabilirsek ilk kitabımızı satın almak isteyecek bir miktar gönüllüye ulaşmış oluruz”

BLOG YAZMAYA BAŞLADIM – SONUÇ

blog-yazmak

Hiçbir maddi karşılık beklemeden, bir çok insanın gelir potansiyeline olumlu etki edecek benzersiz makaleler paylaştım. Bu blogda paylaştıklarımdan 3 adet kitap çıkabilirdi ancak tüm bu kaynakları tamamen ücretsiz paylaşarak insanlara faydalı olmaya çalıştım. (Devam ediyorum)

Şuan okuduğunuz bloğun kategorilerine göz gezdirirseniz göreceksiniz ki kişinin kendini pazarlayarak kariyer edinmesi, gelirini yükseltmesi ile ilgili konulardan bahsediyorum. Yani iş dünyası hakkında kişiyi hızlandıracak (hızlı adama dönüştürecek) deneyim yazıları paylaşıyorum.

Bu blogda deneyimlerimi paylaşmaya başladığımda günlük 5-10 ziyaretçim var yada yoktu. Bir süre böyle çok az ziyaretçi ile yazmaya devam ettim. Google’ın beni fark etmesi, blog yazılarıma değer vermesi ve arama sonuçlarında bir nebze bulunabilir yerlere koyması 6 ay sürdü.

6. aydan 1. yıla kadar günlük ziyaretçi sayım 800’lere çıktı. O zamanlar bu rakam beni mest ediyor, karnına masaj yapılan kedi gibi sırt üstü şıltanmamı sağlıyordu. Bu rakam yükselmeye devam etti ve günlük 2500 yeni ziyaretçilere kadar yükseldi. Aslında ziyaretçinin sayıca çok olmasından ziyade nitelikli olması da önemliydi. Bu blog sayesinde danışmanlık, seminer, pazarlama departmanlarında yönetici ve yazarlık ile ilgili birçok iş teklifi aldım. Gelen teklifler arasından ağırlıklı olarak freelance metin yazarlığı tekliflerini değerlendirdim. Kurumsal firmalara tanıtım makaleleri hazırladım. Katalog yazıları, hakkımızda sayfaları, reklam metinleri vb. bir çok alanda iş deneyimi edindim. Tüm bu imkanları sağlayan araç bloğum oldu. İnsanlar, bloğum vasıtasıyla bir şekilde bana ulaşıyordu.

Kim bilir, belki de bu makaleyi okuyan yazar adayları saatte 140 KM hıza ulaşabilen bir çita gibi hızla blog yazmaya başlar 🙂 Neden olmasın? Blog yazmaya başlamak sandığınız kadar meşakkatli bir iş değil. Sadece şu yazıyı takip ederek kendi bloğunuzu kolayca oluşturabilirsiniz: Blog açmak.

Bloğum tam 3. yılını doldurduğunda mükemmel çalışma şartlarına sahip, tam da hayal ettiğim gibi bir iş teklifi aldım ve istifamı verip gelen teklifi değerlendirmek üzere iş değişikliği yaptım. Şuan ben yazarlık yaptığım firmadan maaş alıyor ve yazdığım blog yazıları sayesinde bu blogdan reklam geliri elde ediyorum. Bloğumun aylık reklam getirisi asgari ücretin üzerinde. Demek ki yazar olarak para kazanmanın (hayatımızı yazar olarak idame ettirmenin) tek yolu kitap yazmak değilmiş 😉 Artık kitap yazmak maddi getirisinden ziyade vizyonumuzu tamamlamaya yönelik bir hamle olur.

Eğer blog yazılarımız güzel dönüşümler sağlıyorsa şuan kitap yazmak için daha sağlam temeller üzerinde olmalıyız. Tam olarak “şimdi” kitap yazabiliriz.  

Yazar olmak istiyor muyuz? Öyleyse bugün blog yazmaya başlayabiliriz.

ÖZETLEMEK GEREKİRSE

Yazarlık yaparak hayatımızı idame ettirme veya kitap yazma gibi amaçlarımız varsa ne derece başarılı olacağımızı ölçümlemenin en iyi yolu blog yazmak olacaktır. Blog yazarak isim bilinirliği yaratabilir, topluluk oluşturabilir ve gelir elde edebilirsiniz. Oluşturduğunuz topluluk bundan sonra yazılarınızla veya kitaplarınızla ilgilenen gönüllü insanlardan oluşacaktır. Dolayısıyla “kitap yazsam okuyan olur mu?” endişesinden kurtulabilirsiniz.

Bu Arada, Merak Ediyorum:

  1. Ücretsiz kitap hediye etsem okur musunuz?
  2. Kitabım D&R gibi yerlerde satılıyor olsa satın alır mısınız?
  3. Parti kursam oy verir misiniz?

İster bu 3 sorudan ilk 2’sine; isterseniz bu makale hakkındaki genel düşüncelerinize yer verdiğiniz yorumlarınızı muhakkak bekliyorum. Yorumlarınız benim için ve diğer okuyucular için çok önemli.


İLGİNİ ÇEKECEK DİĞER BAŞLIKLAR


Kazançlarınızı artıran enfes makalelerin mail adresinize gelmesini ister misiniz? Sadece e-posta adresinizi yazarak hemen abone olun! Hızlı Adam işinizi hızlandıracak makaleleri mail adresinize göndersin ama reklam vs göndermesin ;)

e-mail adresiniz:

BURADA YORUMUN DEĞERLİ
Binlerce HızlıAdam Takipçisi Yorumunu Merak Ediyor

, , , ,

62 Yorum = Kitap Yazmak Yerine Blog Yazdım Hayatım Değişti

  1. Mehmet 14 Eylül 2016 at 00:44 #

    1-Evet,okurum.
    2-Hayır,İnternetten alırım.
    3-Siz partiye bir kurun önce de sonra düşünürüz!

    • Hızlı Adam 14 Eylül 2016 at 13:38 #

      İlk 2 soruya olumlu yanıt almak gayet mutlu edici ve yeterli. Teşekkür ederim. Oy vermezseniz de haklısınız çünkü siyaset benim işim değil. En ufak potansiyel görseydim kendimde şimdi bir politika bloğu kurmaz mıydım 😀

  2. Ahmet 14 Eylül 2016 at 09:25 #

    Sevgili Bünyamin hocam kitabını satın da alırım hediyeni de geri çevirmem 🙂 çünkü işini iyi yapan ehil blog yazarlarından birisin.parti kursan oy verir miyim orası meçhul 😊

  3. Sait Özgen 14 Eylül 2016 at 10:27 #

    1 ile 2’ye evet 3’e hayır.Parti işleri sıktı artık sizlik bir durum yok.:)

    • Hızlı Adam 14 Eylül 2016 at 13:36 #

      Saygı duyuyorum. Siyaset ve politika benim işim değil zaten. Haklısınız 😉

  4. Mehmet Alemdar 14 Eylül 2016 at 12:58 #

    Merhaba hızlıadam yazılarınızı zevkle okuyorum. yazılarınız okuyucuları motive ettigini düşünüyoyorum.sizin yazılarınızdan ilham alarak bende yazmaya çalışıyorum eger kitabiniz okıyucuya deger katıyorsa kitabınızı okurum satında alırım.sizi takibe devam ediyorum.parti kursanız oy verirmiyim önce partinizin içerigini anladıkdan sonra karar veririm.iyi bloglamalar hızlıadam tüm blog camiasının kurban bayramını kutlarım.

    • Hızlı Adam 14 Eylül 2016 at 13:35 #

      Parti kursam oy verme ihtimaliniz de var yani 🙂 Teşekkür ederim. Kitap yazarsam emin olun yine okuyucuya fayda sağlama prensibiyle yazarım. İyi bayramlar

  5. Suat Saygın 14 Eylül 2016 at 13:26 #

    Bir kitap yazıp masraflarını karşılamak, sonra kitapçı raflarında satılmayı beklemek ve diğerlerinin arasından sıyrılmak gerçekten zor. Ben de kitap yazmayı hala düşünüyorum ama 11 yıllık bloga da sahibim😊
    Son iki yıldır kendi alan adımla ilerliyorum ve şu an 1.8 milyon okunmaya ulaştım. Kitap yazsam bu kadar kişiye ulaşır mıydım, sanmıyorum.
    Siz en iyisini yapmışsınız, başarılarınızın devamını diliyorum. Bu bilinirlik sonrası zaten kitap çıkarmanız daha kolay olacak. İyi bayramlar..

    • Hızlı Adam 14 Eylül 2016 at 13:34 #

      Yaklaşık aynı şeyleri düşünüp aynı süreçlerden geçmiş biri olarak düşünce ve tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. İyi bloglarınız olsun…

  6. Hasan ali kilic 14 Eylül 2016 at 14:15 #

    Blog tutuyoruz, tutuyoruz lakin verdigimiz emegin karsiligini alamayinca motivasyonumuz dusuyor. Kilit nokta da bu oluyor.
    Bu arada ilk 2 soruya hayir 3.ye evet. Biz turkler olarak okuma aliskanligimiz pek yok, yalana da gerek yok

    • Hızlı Adam 14 Eylül 2016 at 14:29 #

      Al bi de burdan yak 🙂 Kuzen, çok karamsar gördüm seni ya. Biz Türkler öyle basite alınacak insanlar değiliz. Çokça okuyanımız da var. Okuyan kitleyi yakalayabilmek önemli. Okumayı sevenler sayesinde hayatımı idame ettirirken “biz Türkler” şeklinde başlayan serzenişini desteklemem de şahsım adına aç gözlülük olur. Okuyoruz işte, sen de okuyorsun. Bak ilgini çekmiş okumuşsun. Biz Türk yazarlar yeterince ilgi çekemiyoruz dersen katılırım ama okuma konusunda sıkıntımız yok bence 😉

  7. Halise 14 Eylül 2016 at 16:28 #

    Evet, evet, evet 🙂 genel anlamda kitap alışverişimi internetten yapıyorum. Ama zaman zaman d&r raflarında gezinmeyide seviyorum. Hep destek tam destek yani sevgilerimle

    • Hızlı Adam 15 Eylül 2016 at 03:06 #

      Beğeniyor olmanız ve beğenmesem dahi sırf destek olmak için alırım anlayışında olmanız tüm yazarlar adına mutlu edici. Teşekkür ederim

      • Halise 15 Eylül 2016 at 12:14 #

        Küçük bir yanlış anlaşılma olmuş, beğenmesemde destek olmak için alırım demek istemedim. Sizin attığınız her adımda destek olurum anlamında, yazılarınızın ve bilginizin kalitesi ortada, yapacağınız her çalışma kaliteli olacaktır.

        • Hızlı Adam 15 Eylül 2016 at 23:06 #

          Çok teşekkür ederim Halise hanım. Eksik olmayın

  8. Etkin Yazar 14 Eylül 2016 at 22:16 #

    Yazılarınızı kitaptan okumak ayrı bir güzel olur. Yani neden olmasın 🙂

    • Hızlı Adam 15 Eylül 2016 at 03:04 #

      Teşekkür ederim. Bu bildirimleri değerlendirmek de nasip olur inşallah

  9. Cihan Demirdaş 14 Eylül 2016 at 22:26 #

    Yazı çok mantıklı ancak kitap para kazanma amacıyla yazılmamalı bana kalırsa yoksa hüsranla sonuçlanma olasılığı çok yüksek.

    • Hızlı Adam 15 Eylül 2016 at 03:03 #

      Dediğine katılıyorum ancak kitaba harcanan bütçenin geri kazanılması çok önemli bence. Aksi halde sırf sükse için yazılmış demektir. Öyle ya kendi masrafını dahi geri kazanamayan bir kitap başarısız olmuş demektir. Kitabın satılma oranı bir nevi başarı kriteri oluyor. Makalede dediğim gibi. Şu saatten sonra yazmak ise vizyonumuzu tamamlamak olur çünkü kitaptan daha yüksek getirisi olan blog yazarlığını zaten yapıyoruz 😉

  10. seslichat 15 Eylül 2016 at 20:25 #

    Haftada bir sitenize girer makalelerinizden birini okurum

    • Hızlı Adam 15 Eylül 2016 at 23:05 #

      İlgi alakanız için çok teşekkür ederim. Eksik olmayın

  11. Hasan 15 Eylül 2016 at 21:07 #

    Bu bloğuna ikinci kez gelişim hocam tek kelimeyle harika bu arada hediye kitap için adres vereyim mi heleki pazarlama üzerine olursa tadından yenmez

    • Hızlı Adam 15 Eylül 2016 at 23:04 #

      Motive edici yorumun için teşekkür ederim. Kitap konusuna gelirsek henüz bitmiş bir kitabım yok. Önceden yazdığım kitabı bu blogda çeşitli başlıklar altında komple paylaştım. Kitap hediye etsem okur musunuz sorusunu şu yüzden soruyorum:

      Ücretli veya ücretsiz, blog takipçilerinin kitap okumaya karşı isteğini ölçümleyebilmek, tahmin yapabilmek için.

  12. Vahit Mutlu 19 Eylül 2016 at 00:06 #

    Sürekli düşünen biriyim hep iyi bir fikir bulmaya çalışıyorum. Ne zaman umutsuzluğa düşsem buraya gelip yeni bir makale okuyunca yeniden daha bir istekle beni bekleyen o müthiş fikri düşünmeye devam ediyorum. Soruların cevaplarına gelince;

    1- Evet
    2- Evet
    3- Siyaset doğruları konuşan bir insan için fazla zor, yazar olarak böyle çok iyisiniz 😉

    • Hızlı Adam 19 Eylül 2016 at 00:47 #

      Tam da bugün “umutsuzluğa düştüğümüzde veya enerjimiz azaldığında nasıl motive oluruz?” ile ilgili birkaç paragraf geldi aklıma. Bunun belki birçok yöntemi vardır ama benim kendi yöntemlerimden birini kaleme almaya karar vermiştim. Yeni bir bilgi değil ama paylaşmaya değer olduğunu düşünüyorum. En kısa zamanda kaleme alacağım inşallah. Makalelerimi motive edici bulmanız da beni motive ediyor. Çok teşekkür ederim

  13. Erdinç 19 Eylül 2016 at 00:49 #

    İlham verici akla gelmeyen konular… Blogunuzu beğenerek takip ediyorum.

    • Hızlı Adam 19 Eylül 2016 at 01:00 #

      Teşekkür ederim. Akla gelmeyen değil; not almayı unuttuğumuz konular diyelim 😉 Olur olmaz anda aklıma konu gelince hemen not alırım. Bunu da diğer yazar arkadaşlarla paylaşmış olalım (birkaç makalemde paylaşmıştım). Yorum için teşekkür ederim

  14. Muaccel 21 Eylül 2016 at 16:58 #

    Sevgili hizli adam,

    Blog yazmaya ilk basladigimda kesfedip takibe almistim sizi. Her yazinizi okudum diyemem ama mail kutuma gelen basliklari ilgimi cekenleri okumaya calistim, bu yaziniz da buna dahil.

    Simdi sorarim size, hic yazdiklariniza bakip kendinize yabancilastiginiz oluyor mu? Yahu dusundugum aslinda tam olarak bu degildi ama niye boyle ifade etmisim ki dediginiz peki? Insan dusunduklerini konusurak mi daha iyi aktarabiliyor karsi tarafa yoksa yazarak mi? Bu baglamda vlogun blogun onune gecmis olmasi artik yadsinamaz bir durum mu sizce de? Kafalar karisik.

    1- okurum
    2-belki.
    3-hayatta o kadar dibi gormemenizi dilerim.

    Sevgilerrr

    • Hızlı Adam 21 Eylül 2016 at 20:03 #

      Yazdıklarımı defalarca okuma hastalığım var. Özellikle ilginç veya detaycı yorumlar geldiğinde döner tekrar okurum. “Ne yazmıştım ki ben?” diye düşünürüm fakat okurken yazdıklarıma yabancılık çekmem. Okudukça bir sonraki cümleyi hatırlarım. Bazı insanlar sözlü iletişimde bazıları ise yazılı iletişimde daha iyidir. Popüler Vlogger’ların iyi birer blogger olamayacaklarına dair iddiaya girebilirim. Çok iyi bloggerların da iyi bir vlogger olamayacağını düşünüyorum. (Vasıfları her ikisine uygun olan istisna kişiler hariç tabi. Vardır öyleleri de) Herkes kendi vasıflarıyla ön plana çıkıyor. Vloglardan etkilenip blog yazarlığının pabucunu dama atmamanızı öneririm.

  15. ayhan 3 Ekim 2016 at 02:35 #

    Hocam faydalı bir paylaşım olmuş teşekkürler.

  16. mustafa tanrıverdi 8 Ekim 2016 at 22:46 #

    Öncelikle hakikaten feyz alınan bir yazı. Bu işe oldukça heves eden biri olarak hergün özgün ve belirli bir kalitede içerik üretebilen biri için sizin geldiğiniz noktalara ulaşmak sizce mümkün müdür? yasamsarmali.blogspot.com.tr için böyle bir potansiyel olabilir mi sizce?

    • Hızlı Adam 9 Ekim 2016 at 22:14 #

      Konu seçimi neredeyse hiçbir sınırlandırma içermediği için biraz çileli bir yolculuk olabilir. Yaşam ve insan dediğiniz zaman neredeyse her konuda içerik yayınlayabileceğinizi düşünüyorum. Özel bir alana yönelmemiş, özel kitlelere hitap etmeyen blogları çok şanslı görmüyorum. Hevesinizi kaçırmak istemem ve her konuda içerik paylaştığı halde çok iyi yerlere gelmiş blogların da var olduğunu belirtmek isterim. Ben sadece, bu işin daha kolayı var demek istiyorum. Niş blog konsepti oluşturun

      • mustafa tanrıverdi 11 Ekim 2016 at 10:04 #

        Aydınlatıcı ve yol gösterici cevabınız için teşekkür ederim. Sizce bloğumda yer verdiğim konular içerisinde niş olarak seçip ona odaklanabileceğim konular var mı? Ya da bizim gibi yeni blog yazmaya başlamış kişilere tavsiye edebileceğiniz nişler var mı?

        • Hızlı Adam 11 Ekim 2016 at 18:22 #

          Blog konusu tavsiye edemem çünkü en iyi hangi konuda içerik üretebileceğinizi veya uzmanlık alanınızı bilmiyorum. Bu soruyu bence başkasına değil kendinize sormanız gerekir. “Ben hangi konuda daha faydalı içerik üretebilirim?”

  17. Oktay Efendi 10 Ekim 2016 at 11:15 #

    1. Seve seve okurum
    2. Alırım
    3. Bence parti işi senlik değil hocam,bence sen bir pazarlama konferanslari falan yap yılda 1 kere de olsa toplanalim,blogunun okurlari olarak.

    • Hızlı Adam 10 Ekim 2016 at 23:48 #

      3. şıkkı tamamen mizah olsun diye yazmıştım ama bir çok takipçim 3. soruya da cevap verdi 🙂 Sanırım siz de benle şekerleme yapıyorsunuz 🙂 Yorumunuz gerçekten onurize edici. Konferans fikri de üzerinde düşünmeye değer. Bir ara yotube videoları yayınlayarak takipçilerime sunumlar yapmayı planladım ama sadece kameranın karşısına geçmek yetmiyor. Gerçekten çok jenerik videolar hazırlayan youtuberlar var. Onların yanında videolarım kalitesiz ve sönük kalabilir. Bu yüzden video edit kısmında bana destek verecek bir arkadaş çıkarsa böyle bir projem var. Daha sık görüşmek dileğiyle, iyi bloglar

  18. kitapcumhuriyetim 11 Ekim 2016 at 20:10 #

    Keyif alarak okuduğum bir yazı.Kaleminize sağlık.Niş konulu bir blog dediğiniz en çok pazarlama bloglarında ve teknoloji bloglarında para kazandırıyor.Benim bloğumda da tek konu hakim.İsminden de anlayacağanız üzere “Kitap” Ancak ülkemizde okuma oranını düşünecek olursak bizim blog yazarak para kazanmamız haliyle çok zor.Para kazanmadım mı? Elbette kazandım.Ancak sabit bir gelir değil tabiki.Bir kısmı bumerangdan bir kısmı reklam verenlerden bir kısmı da yeni yazarlardan.Yani kitaplarını okuyup yorumlayarak diyelim.Kazanılan miktar devede kulak tabiki:) Amacım hiçbir zaman para kazanmak olmadı tabi ki ama az da olsa kazansak fena olmaz:) Ocak ayında 5.yılımı dolduruyorum bende.Blogspot uzantılı sitemi 1 aydır com olarak kullanıyorum.Değerler uçtu tabi ama sorun değil.İlerleyen zamanlarda belki biz eebiyat blogları da gereken değeri görürüz Bol kazançlı günleriniz olsun;)

    • Hızlı Adam 12 Ekim 2016 at 11:18 #

      Umarım maddi-manevi tatmin edici değerlere ulaşırsınız. 5 Yıl çok güzel bir süre. Başarılar dilerim

  19. abdullah esen 19 Ekim 2016 at 20:27 #

    merhaba, ben yazılarıma yeni başladım günde 40-50 okuyan var. kitapcumhuriyetim in dediği gibi sosyal konularda ya da edebi konularda yazmanın getirisi olabilir mi? sonuçta ortada ciddi bir emek var. Bir de hocam bu işlerin vergi maliye durumları sorun olmuyor mu. Teşekkürler.

  20. Erol Apaydın 23 Ekim 2016 at 00:12 #

    Merhaba, bende 2 aydır blog yazmaya başladım umarım sonum hayırlı olur. 🙂

  21. nedir nedendir 25 Ekim 2016 at 21:35 #

    güzel ve eğlenceli bir makale olmuş elinize yüreğinize sağlık. Parti kurarsanız oy veririm 😀

  22. Selda 30 Ekim 2016 at 23:31 #

    Ben kitap yazmak istemiyorum. Ama küçüklüğümden bu yana hep, bildiklerimi insanlara aktarmayı ve insanların da benden birşeyler öğrendiğini bilmek, ya da bildiklerimle, yaşadıklarımla insanların hayatına birşeyler kattığımı görmek beni mutlu etmiştir. Ben de kendi blogumu yazmak istiyorum. Ama sizin de söylediğiniz gibi aklımdaki sorular… nerden başlayacağımı bilmiyorum açıkçası.. konularım belli aslında. Ama ama’larım bitmek bilmiyor 😉
    Bu arada ilk ikiye evet..

    • Hızlı Adam 1 Kasım 2016 at 18:52 #

      Siz hayalinizi erteledikçe birileri blog yazarlığında profesyonelliğe terfi ediyor ve tam da sizin hayal ettiklerinizi gerçekleştiriyor. Bence biryerlerden başlamak için bugünden daha iyi bir zaman yok. Ertelemeyin. Umarım benden daha iyi bir blogger olur benden daha iyi bir bloğa sahip olursunuz. Teşekkürler

      • Selda 1 Kasım 2016 at 19:13 #

        😁 bunları söyleyeceğinizi tahmin etöiştim nerden estiyse. Size yorum attığım gün yazmaya başladım. Sizin gibi bencil olmayan insanlarla karşılaşmak güzel. Güzel dilekleriniz için de teşekkür ederim. Hayatınızda hep en iyilerle olun.

        • Hızlı Adam 3 Kasım 2016 at 22:54 #

          Sizin gibi-den sonra virgül var sanırım. Yanlış olmasın da 🙂 Teşekkür ederim

  23. morkahkul 31 Ekim 2016 at 10:34 #

    Merhaba. Bloğunuzu ilk kez görüyorum ve ilk okuduğum yazınız bu oldu. Ben ki okumaktan sıkılan bir insan sonu nasıl geldi anlamadım. Şimdiden sık kullanılanlarıma ekledim 🙂

    • Hızlı Adam 1 Kasım 2016 at 18:50 #

      Bu güzel haber 🙂 Daha sık görüşmek dileğiyle, iyi bloglar

  24. Doğuş Hakan Yılmaz 7 Kasım 2016 at 17:21 #

    Güzel fikirmiş gerçekten..Bu fikir etkiledi biraz beni çünkü benşm de kitap yazmaya niyetim var. Bakalım belki de sizin yolunuzdan giderim.teşekkürler

    • Hızlı Adam 9 Kasım 2016 at 08:40 #

      Sizin için hayırlısını diliyorum.

      • Kader 11 Kasım 2016 at 20:15 #

        Mrb yardmnz lazm ben blog açmak yerine yazılarmı metinlerimi insanlara duyurmak istiyorum bunu nasl başarabilirim

        • Hızlı Adam 12 Kasım 2016 at 22:15 #

          Merhaba,

          Blog yazmayı reddederek yöntemlerden birini elemiş oluyorsunuz. Peki insanlar sizin yazılarınızdan nasıl haberdar olacak? Nerede bulacaklar sizi? Neden okuma ihtiyacı hissedecekler? İşte bu sorulara yanıt bulmanız gerekir.

          Yazdığınız metinleri insanlara duyurmanın tek yöntemi blog yazmak değil tabi ki. Kitap yazabilirsiniz, sosyal medyayı kullanabilirsiniz, başkalarına ait web sitelerinde yazılarınızı yayınlatabilir veya e-kitap yazarak insanlara elektronik ortamlarda dağıtım yapabilirsiniz. Başka yöntemler de vardır fakat asıl cevaplanması gereken soru şu:

          -İnsanlar sizin yazılarınıza nasıl ulaşacak?

          Bu soruyu yanıtlamadan önce şunu da değerlendirmek gerekir:

          -Yazılarınızı duyurmanın size ne faydası olacak?

          Eğer bunu bir gönüllülük olarak değerlendiriyorsanız çeşitli maaliyetlere katlanmanız gerektiğini de bilmelisiniz. Kısacası reklam bütçesi diyelim.

          Açıkçası, “Metinlerimi insanlara duyurmak istiyorum” şeklindeki talebinizi net anlayamadım. Metinleri insanlara duyurarak neye ulaşmaya çalışıyorsunuz?

  25. Ayşe 8 Kasım 2016 at 21:06 #

    Sevgili Hızlı Adam,
    Bu güzel yazı ve bilgi paylaşımınız için teşekkürler..
    Bende 2011 den beri bloggerdayım. Ama sizin gibi üzerine düşüp, yeterince emek harcamamışım onu farkettim yazınızı okuyunca..Bir farkındalık oluşturdunuz yani teşekkür ederim 🙂
    Bloğa reklam almak zor bir iş mi? Ya da tanınmak için ve google da üst sıralarda yer edinebilmek için hangi sıklıkla yayın yapmak gerekir? ‘ .com ‘ uzantılı bir siteye sahip olmak şart mıdır bu bahsettikleriniz için?
    Şimdiden teşekkür ederim, başarılarınızın katlanarak devamı dileğiyle..

    • Hızlı Adam 9 Kasım 2016 at 08:36 #

      Merhaba Ayşe hanım,

      Bu çok geniş bir konu ama kısaca şöyle özetlemek isterim.
      1- Haftada 1 veya 2 yazı ama periyodik aralıklarla ve tamamen özgün (%100 özgün) hazırlarsanız çok faydasını görürsünüz.
      2- Google’da üst sıralara çıkmanın en iyi yolu 1 maddeye uymaktır. 1. maddeye uyduktan sonra TEMEL SEO KURALLARI konusunu bir araştırın. TEMEL SEO KURALLARI’nı öğrenmeniz 1 gününüzü alacaktır. Uygulaması ise gayet basit.
      3- Reklam almak zor değil. Siz bir şey yapmasanız bile reklam verenler sizi bulup teklif ediyorlar ancak bloğunuzda reklam aldığınızı belirten ibareler olmalı. Mesela REKLAM başlıklı bir sayfa ve reklam koşullarından bahsedebilirsiniz. İLETİŞİM sayfanız muhakkak olmalı. Sitede bazı alanları BANNER alanı olarak işaret edebilirsiniz.
      4- .com uzantısı her zaman daha şık durur. Benim tavsiyem blogspot vb uzantıları url’den kaldırmanızdır.

      Umarım bu anlattıklarımı uygular ve faydasını görürsünüz

  26. ege 9 Kasım 2016 at 17:27 #

    slm blogunuzu yeni kesfettim ve yazılarınıza bayıldım acıkcası ve bu yazı da tam benlik olmaya aday bende yazmayı seviyorm hatta şiir kitabı yazsam nasıl olur acaba diye liseden beri düşünürdm fakat okunmaz diye hep erteledm.bu yazınızla beraber blog sahibi olmaya karar verdm fakat bir sorum olacak blog da paylaşılan yazıların ve şiirlerimizin çalınma ve baskaları tarafından yayınlanmaya karsı bir önlem var mı blogger da. yani bu bizimdir diye kanıtlayabilir miyiz. cevabınız için şimdiden tesekkürler

    • Hızlı Adam 9 Kasım 2016 at 22:36 #

      İçeriği ilk yayınlayan sizseniz ve google’a ilk siz indeksletirseniz o yazı artık sizindir. Başkaları kopyalayıp yayınlasa bile google onlara itibar etmez ve arama sonuçlarında size öncelik verir. Tabi ki bu çalınmayacağı anlamına gelmez. İçerik yine çalınmış olur. Bunu engellemek neredeyse imkansızdır ama çalan kişiye Sinai ve fikri haklar mahkemesinden dava açacağınızı belirtirseniz ışık hızında kaldırır yayını 🙂 Benim tavsiyem içeriklerinizin kopyalanmasından endişelenmeyin. Benim makalelerim Türkiye’nin en büyük gazete yayın organları tarafından bile kendi bloglarına kopyalanabiliyor. Altında yazar olarak ismim geçiyor. Bu da bana marka bilinirliği sağlıyor. İsmim geçmese de zararı yok. İçeriğin gerçek sahibi ile ilgilenen kişi zaten ilk yayıncıya rahatlıkla ulaşabilir.

      • ege 11 Kasım 2016 at 01:34 #

        cevabınız için teşekkür ederim gerçekten aydınlatıcı oldu benim için umarım bende bu işi başarabilirim sevgiyle kalın…

  27. burak 31 Aralık 2016 at 23:49 #

    Başarı hikayeniz birçok kişi için ilham kaynağı olabilir. Gerçekten tebrik ediyorum.

  28. Ayna 3 Ocak 2017 at 09:35 #

    Sitenizi ilgi ile takip ediyorum. Bilgiler icin Teşekkürler.

  29. unal turkel 22 Mayıs 2017 at 20:52 #

    Merhaba Hızlı Adam ve Topluluğu…

    Biliyorum network marketing sektörüne karşısınız, sizinle bu konuda mailleşmeler de olmuştu. Ancak yine de, geçmişte ve günümüzde yaşanan olumsuzluklardan ötürü bir karalama olduğundan dolayı elimden geldiğince bunu paylaşacağım.

    Bu konuda yazılarınız bana çok ilham veriyor. Her yazınız çok değerli gerçekten. Sadece içerisinde ilgilendiğim sektörü göremiyorum. Şimdi bu yazıya istinaden aklıma gelenleri paylaşayım. Öncelikle halk oylamasına cevap vereyim 🙂

    Ücretsiz kitap hediye etsem okur musunuz? (evet)
    Kitabım D&R gibi yerlerde satılıyor olsa satın alır mısınız? (bedavadan almadıysam alırdım tabi)
    Parti kursam oy verir misiniz? (o anki rakipleriniz şimdikiler olsaydı, size verirdim)

    Topluluk oluşturmayı başarabilirsek ilk kitabımızı satın almak isteyecek bir miktar gönüllüye ulaşmış oluruz. Kitap sadece bir kereye veya her kitap başına size gelir elde ettirir. Bunu kitap veya blogdan ziyade doğru network marketing ile birleştirirseniz; kendinize hem kariyer, hem kitaptan veya kitaptan oluşan bir topluluk, hem bunlardan ötürü oluşan bir güven, hem de bu topluluğa bu manevi faydalar haricinde maddi gelir de sağlayabilirsiniz. kendi gelirinizi zaten söylemeye gerek yok…

    Hiçbir maddi karşılık beklemeden, birçok insanın gelir potansiyeline olumlu etki edecek benzersiz makaleler paylaşmış olabilirsiniz. Ancak bu makaleler sayesinde hem okuyanları hem de sizi maddi ve manevi değerlendirecek bir çalışma yapabilirsiniz. Bunu yapabilmeniz için doğru network marketing firmasını benimsemeniz gerekli. Blogda veya kitaplarınızda paylaştıklarınız tamamen ücretsiz olarak insanlara faydalı olmaya çalışırsınız. Ama bir yere kadar. Uygulama konusu kişinin elindedir. Bu paylaşımlar sayesinde kişiye motivasyon ve verdiğiniz gaz ile, kişinin kendisine doğruyu göstermek ve o kişiye gelir elde ettirmeniz mümkündür ve tabii ki size de…

    Kendinizi kopyalamanın, klasik sektörde, bazı zamanlarda veya bazı yerlerde, size zarar verdiğini veya ayağını kaydırma eyleminin gerçekleştirdiğini hepimiz biliyoruz. Network marketing zaten kendini kopyalama işidir. Ancak doğru firma olması gerekli. Doğru firmanın network marketing işleyişi adaletli ve şeffaf olarak çalışır. Kendinizi kopyalama ile maddi ve manevi değeriniz yükseldikçe bu yaşam tarzınız başkalarına yine aynı şekilde maddi ve manevi olarak değer katacaktır. Sonrasında bloğumu veya yazımı bu kadar kişi okudu, yorum yaptı ile yetinmeyip, sizin fabrikanıza ortak olanların mutluluğunu da paylaşmış olacaksınız ve bu sürekli değerli bir şekilde artacağını göreceksiniz…

    • Hızlı Adam 24 Mayıs 2017 at 15:11 #

      Ben network marketingi hangi firma çatısı altında olursa olsun doğru bulmuyorum. Her şeyden önce etik de bulmuyorum. Bunun sebeplerini yeniden tartışmaya açmayacağım ancak yorumunuzu onayladım. İlgilenmek isteyenlere de saygı duyarım.

Bir Cevap Yazın



Bölüyorum ama…


2 dk’dan uzun süredir buradasın. Öyleyse bir beğeni hakettik 😉