skip to Main Content

Kitap Yazmak Yerine Blog Yazdım Hayatım Değişti

Kitap yazmak veya blog yazmak isteyenlerin muhakkak okuması gereken bir deneyim yazısı hazırladım. Yazar olmak isteyenler için bir nevi yol haritası niteliğinde olan bu hikayemi pür dikkat okursanız bundan böyle “çöllerde kutup ayıları ile karşılaşır mıyım?” endişesinden kurtulacak ve belki de pencereyi açıp oturduğunuz şehre “seni yeneceğim İstanbuuul!” şeklinde haykıracaksınız 😉 Söz veriyorum!

Yıllar önce (2011 yılında) kitap yazmaya karar vermiş ve “kitap yazmak” hakkında hiçbir araştırma yapmadan harekete geçmiştim çünkü hemen başlamazsam aşağıdaki soruların kafamı karıştıracağını biliyordum.

  • Kitap nasıl yazılır?
  • Kitap yazma maliyeti nedir?
  • Kitap yazmak para kazandırır mı? (Masrafımı geri kazanabilir miyim?)
  • Kitap yazmak için gerekenler
  • Kitabımı nasıl tanıtabilirim?
  • Kitap bastırmak…

Yani, kitabın yazımından basımına, basımından tanıtımına, pazarlanmasından satışına kadar bir çok süreçten geçecektim. Bu süreçleri araştırmak veya çözüm aramak kitap yazmaya başlamamı geciktirecek ve belki de ertelememe sebep olacaktı. Fakat ben buna müsaade etmedim. Yazarı Spencer Johnson olan “Peynirimi kim kaptı?” isimli kitabı yeni bitirmiştim ki oradan aldığım gazla direk yeni word dosyası açıp yazmaya başladım. Kitabın konusu da pazarlama teknikleri ve kişinin kendini pazarlayabilmesiydi.

A4 ile görselsiz toplam 80 küsür sayfaya ulaştığımda yıl 2012 olmuştu. Artık bastırmak istediğim kitap hakkında eleştiri, yorum ve çeşitli geri bildirimlere ihtiyacım vardı çünkü konuyu toparlayıp kitabı bitirmek üzereydim. Turkcell’de mağaza sorumlusu görevinde çalışıyordum. Yaşça olgun ve kariyerinde iyi yerlere gelmiş iş arkadaşlarımdan (bölge müdürü, eğitim sorumlusu vs) kitabımı okuyup yorum yapmalarını istedim. Aldığım geri bildirimler çok mutlu ediciydi. Hem “bu kadarını beklemiyordum” şeklinde itiraflar, hem de “sen çok iyi yerlere geleceksin” şeklinde motive edici yorumlar aldım. Tüm bunlar kitabın o insanlar üzerinde bıraktığı etkiyi işaret ediyordu.

Derhal yayınevi araştırmaya başladım. Kitap bastırıp yayınlatmak için neler gerekiyor bilmiyordum. Tek bildiğim okumaya değer bir kitap yazmış olmamdı. Bundan emindim. Yukarıda maddeler halinde bahsettiğim soruları araştırmaya başlamıştım. Kitap yayınlatmak hakkında araştırma yaptıkça şunu fark ediyordum:

Kitap yazmak ve kitabı yayınlatmak işin en kolay kısmı. Yeteneğin varsa yazıyor, paran varsa bir yayınevi ile anlaşıp anında kitabı bastırabiliyorsun. Peki ya sonra?

  • Kitabın pazarlanması nasıl olacak?
  • Acaba kitap satılacak mı?
  • Harcadığım paraya ve emeğe değecek mi?
  • Arama motorlarına Bünyamin Kapıcıoğlu yazınca hiçbir şey çıkmıyordu. Kimse beni tanımıyordu. Dolayısıyla, insanlar kitabımı satın alacak mı?
  • Neden alsınlar?
  • Hangi yayınevi  ile anlaşmalıyım?
  • Yoksa kitabım raflarda tozlanıp beni yazarlığa küstürecek mi?

Tüm bu sorular uykularımı kaçıracak boyuta gelmişti. Sonra yıllardır ilgilenmediğim bloğuma halen daha günde 50-100 kişinin girdiğini hatırladım. Hemen bir strateji oluşturdum. Oluşturduğum strateji basitti. Şöyle:

Niş konulu bir blog açacaktım. Tabi ki bloğun konusu pazarlama ve kariyer edinme üzerine olacaktı çünkü kitabıma paralel bir konu bulmalı ve kitabın ilgi görüp görmeyeceğini test etmeliydim. Eğer test olumlu sonuçlar verirse bir miktar sabit takipçiye ulaşacağım da kesindi. Yani, yazılarım ilgi görürse mail abonelerim, sosyal medya takipçilerim ve hiçbir alarm sistemi oluşturmayan sadakatli ziyaretçilerim olacaktı. Bir insanın bu bloğu takip etmesinin yazılarımı beğenmek dışında başka ne sebebi olabilir ki? Kısacası “topluluk oluşturma” işini gerçekleştirecektim. O zaman şu sonucu çıkarabilir miyiz?

“Topluluk oluşturmayı başarabilirsek ilk kitabımızı satın almak isteyecek bir miktar gönüllüye ulaşmış oluruz”

BLOG YAZMAYA BAŞLADIM – SONUÇ

blog-yazmak

Hiçbir maddi karşılık beklemeden, bir çok insanın gelir potansiyeline olumlu etki edecek benzersiz yazılar paylaştım. Bu blogda paylaştıklarımdan 3 adet kitap çıkabilirdi ancak tüm bu kaynakları tamamen ücretsiz paylaşarak insanlara faydalı olmaya çalıştım. (Devam ediyorum)

Şuan okuduğunuz bloğun kategorilerine göz gezdirirseniz göreceksiniz ki kişinin kendini pazarlayarak kariyer edinmesi, gelirini yükseltmesi ile ilgili konulardan bahsediyorum. Yani iş dünyası hakkında kişiyi hızlandıracak (hızlı adama dönüştürecek) deneyim yazıları paylaşıyorum.

Bu blogda deneyimlerimi paylaşmaya başladığımda günlük 5-10 ziyaretçim var yada yoktu. Bir süre böyle çok az ziyaretçi ile yazmaya devam ettim. Google’ın beni fark etmesi, blog yazılarıma değer vermesi ve arama sonuçlarında bir nebze bulunabilir yerlere koyması 6 ay sürdü.

6. aydan 1. yıla kadar günlük ziyaretçi sayım 800’lere çıktı. O zamanlar bu rakam beni mest ediyor, karnına masaj yapılan kedi gibi sırt üstü şıltanmamı sağlıyordu. Bu rakam yükselmeye devam etti ve günlük 2500 yeni ziyaretçilere kadar yükseldi. Aslında ziyaretçinin sayıca çok olmasından ziyade nitelikli olması da önemliydi. Bu blog sayesinde danışmanlık, seminer, pazarlama departmanlarında yönetici ve yazarlık ile ilgili birçok iş teklifi aldım. Gelen teklifler arasından ağırlıklı olarak freelance metin yazarlığı tekliflerini değerlendirdim. Kurumsal firmalara tanıtım yazılar hazırladım. Katalog yazıları, hakkımızda sayfaları, reklam metinleri vb. bir çok alanda iş deneyimi edindim. Tüm bu imkanları sağlayan araç bloğum oldu. İnsanlar, bloğum vasıtasıyla bir şekilde bana ulaşıyordu.

Kim bilir, belki de bu yazıyı okuyan yazar adayları saatte 140 KM hıza ulaşabilen bir çita gibi hızla blog yazmaya başlar 🙂 Neden olmasın? Blog yazmaya başlamak sandığınız kadar meşakkatli bir iş değil. Sadece şu yazıyı takip ederek kendi bloğunuzu kolayca oluşturabilirsiniz: Blog açmak.

Bloğum tam 3. yılını doldurduğunda mükemmel çalışma şartlarına sahip, tam da hayal ettiğim gibi bir iş teklifi aldım ve istifamı verip gelen teklifi değerlendirmek üzere iş değişikliği yaptım. Şu an ben yazarlık yaptığım firmadan maaş alıyor ve yazdığım blog yazıları sayesinde bu blogdan reklam geliri elde ediyorum. Bloğumun aylık reklam getirisi asgari ücretin üzerinde. Demek ki yazar olarak para kazanmanın (hayatımızı yazar olarak idame ettirmenin) tek yolu kitap yazmak değilmiş 😉 Artık kitap yazmak maddi getirisinden ziyade vizyonumuzu tamamlamaya yönelik bir hamle olur.

Ha bu arada, üşenmedim Miskin Adam isimli bir blog daha açtım. Miskin Adam’da düşüncelerimi sansürlemeden benzersiz içerikler paylaşmaya çalışıyorum.
UYARI: Gerçekten sansürsüz bir blog 😉

Eğer blog yazılarımız güzel dönüşümler sağlıyorsa şuan kitap yazmak için daha sağlam temeller üzerinde olmalıyız. Tam olarak “şimdi” kitap yazabiliriz.  

Yazar olmak istiyor muyuz? Öyleyse bugün blog yazmaya başlayabiliriz.

ÖZETLEMEK GEREKİRSE

Yazarlık yaparak hayatımızı idame ettirme veya kitap yazma gibi amaçlarımız varsa ne derece başarılı olacağımızı ölçümlemenin en iyi yolu blog yazmak olacaktır. Blog yazarak isim bilinirliği yaratabilir, topluluk oluşturabilir ve gelir elde edebilirsiniz. Oluşturduğunuz topluluk bundan sonra yazılarınızla veya kitaplarınızla ilgilenen gönüllü insanlardan oluşacaktır. Dolayısıyla “kitap yazsam okuyan olur mu?” endişesinden kurtulabilirsiniz.

Bu Arada, Merak Ediyorum:

  1. Ücretsiz kitap hediye etsem okur musunuz?
  2. Kitabım D&R gibi yerlerde satılıyor olsa satın alır mısınız?
  3. Parti kursam oy verir misiniz?

İster bu 3 sorudan ilk 2’sine; isterseniz bu yazı hakkındaki genel düşüncelerinize yer verdiğiniz yorumlarınızı muhakkak bekliyorum. Yorumlarınız benim için ve diğer okuyucular için çok önemli.

Yeni yazılarımı Instagram'da duyuruyorum. Takip et, iletişimde kalalım ✔️

134 Yorum
  1. Değerli Bünyamin üstad;

    Evet ücretsiz kitap hediye etsen şahsen ben okurum. Zira zaten her gün sitene en az bir defa girip seçkin ve kaliteli makalelerini keyifle okuyorum. MaşaAllah bayağı kaliteli seçkin ve bilgilendirici içeriğin var. Zaten bu içerik ücretsiz onlarca kitap niteliğinde değilmi?. Dolayısıyla sen zaten ücretsiz kitap sunuyorsun. Teşekkürler.

    Kitabının D&R vs vs kitapçılarda satılması durumunda alacağımdan şüphen olmasın. Esasen yazılarını okuyan diğer arkadaşlarında aynı fikirler olduğuna eminim.

    Fakat şu parti konusunda olumlu cevap veremiycem zira ben kendim dahi parti kursam kendime dahi artık oy vermem. Bu parti işleri artık tadını kaçırdı. Aşırıya kaçtı. Ama bi dernek kursan, bir vakıf veya benzeri bi oluşum kursan bu oluşumun içinde yer alırım ve desteklerim.

    Başarı ve keyifli günler diliyorum.

    1. Değerli yorumun için teşekkür ederim. Bu parti konusunu neden ciddiye aldınız yahu 🙂 Şakadan ibaretti. Gerçekten parti kursam ben de kendime oy vermem 🙂

  2. 1 – Bir insana doğru yolun nerede olduğunu göstermektense o insanı al ve doğru yolun başına götür belki hayatı değişir 🙂 Günümüzde ne yazık ki değil kitap hediye etmek gülümsemeyi bile selam verip borçlu çıkmak olarak gören kendi içinde yok olmuş bunca insanın içinde yaşıyorken hala bir umut fısıldıyor gibi hisettim 🙂 Kitabı severek okurdum .

    2-D&R mağazında olmak zorunda değil benim için 100 sayfa birbirine zımbalanmış bir dosya bile olsa eğer birşeyler katabilecekse her zaman 🙂

    3-sen gülşen değilsin kendine gel 🙂 herkes bir konuda yeteri kadar iyi olsa bu dünya çok güzel olur 🙂

  3. Blog yazıyorum ancak kitap yazmakta hayalim ama malum kitap yazmakla bitmiyor kapak tasarımı matbaa giderleri derken işin içinden çıkılmıyor. Sorularınıza gelecek olursak kitap hediye etseniz hatta satışa çıkarsanız kesin almak isterim geçenlerde D&R mağazasında dolanıyorum bir kitap nasıl 34 TL olabilir kitabın pahalı olmasına mı yanayım yoksa küsüratlı oluşuna mı yanayım bilemedim neden bu kadar pahalı kitaplar sizce ?

  4. Hızlı adam bloğa bayıldım, ilgi duyduğum her konu hakkında yazınız var. Özellikle yazı yazmak hayatımda bu denli önemliyken, okunur olmak daha büyük bir kitleye ulaşmak istediğim bir şey. Önerileriniz ve deneyimleriniz önemli.Şu anda tamda istediğim sonuca gelmişsiniz:) Dolasıyla takipteyim:) Ben çeşitli internet sitelerinde yazdıktan sonra kendi düzenimi kurmaya karar verdim. Bir bloğum var; bir süredir orada yazıyordum. Yeni bir blog açtım. Kendime bir yol haritası çizmeye çalışıyorum. Yazılarınız netleşmemi ve ne yapmam gerektiğini gösteriyor, çok teşekkürler….

  5. ücretsiz kitap versen okurum ve evet kitabını satın alırım.

    yazı yayınlanalı uzun zaman olmuş ama dilerim aktifliğiniz devam ediyordur.

    1. 1. kitap bitmeden 2. kitaba başladım; ikisi de bitmedi 🙂 Ya işte dediğim gibi kitaptan maddi beklentim olmadığı için nadiren yazıyorum ve bir planlama yapmayınca maalesef bitmiyor. Bu arada bir tane de kişisel blog açtım. Bakalım nasıl olur ya. Konu aktif ama ben pek aktif değilim. Ya da çok aktifim hepsi üst üste bindi…

  6. Çok sağlam bir içerik olmuş blogların tekrar canlanması lazım teşvik edici bir yazı. Ama senden blog geliştirmek ve sıralama yükseltmek adı altında bir içerik bekliyorum.

  7. Yazınız çok güzel heveslendim yalnız blog yazımında ücreti nasıl alıyoeuz ve enazından kaç kişilik ziyaretten sonra?

  8. Emeğinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş . ben direkt 3. Soruya cevap vereyim. Oy falan vermem hep torpil kullanıp yakınlarını işe alıyorlar bizi gibilerde boşta kalıyor . ama beni işe alırsan oyum sana 😂😂

  9. amaç para kazanmak olmadığında daha rahat oluyorsun ve kelimeler de kendini doğru şekilde ortaya koyuyor…
    güzel bir yazıydı teşekkürler takibi hak ediyosun saygılar…

  10. 1 -evet okurum
    2- internetten alırdım .
    eline sağlık güzel bir yazı olmuş. Bende kendi çapımda bir şeyler karalıyorum ve bunları yayınlyorum.Blog açma fikrini söyleyen bir çok insanla konuştum. Yazılarını okuyacağım ve bilgi edineceğim.

  11. Üstad merhaba;
    Tüm sorularına koca bie EVET diyorum. Bu arada tebrikler, harika bilgiler içeren web sayfanız var… 🙂

  12. Ben de bir romanı bloğumda hergün birkaç sayfa yazarak tamamlamak istiyorum. Sizce mantıklı mı

  13. blog açmak da ücretli…bunu karşılamak da zor geliyor şuanda… web sitesi,domain, kapak fotosu ve yazısı derken 100 dolar fiyat aldım… insan kendi isteğiyle bile yazı yamaz hale geliyor. sosyal medayayı kullanarak yazılarımı paylaşmakta da kararsızım. bu konuda siz de bana yardımcı olursanız çok memnun olurum…

    1. Size katılmıyorum. Yazı yazamaz hale gelmek diye bir şey yok. Ajandanıza yazın, sosyal medyada yazın, bilgisayarınızda word dosyasına yazın, ücretsiz blog servisleri var, onlara yazın. Ha yok, profesyonel bir şey olsun istiyorsanız da 100 dolarlık yatırımı çok görmeyin bence.

  14. Ücretsiz kitaba tabi ki evet, kitabınızı da alırım çünkü yazdıklarınız benim için çok faydalı oldu, şimdi iki blogunuzu da kurcalayacağım:) Sevgiler

    1. Böyle düşünmeniz beni çok mutlu etti. Hayatımda en uzun süre ertelediğim iş sanırım bu kitap projesi oldu. Yine de “yapmış olmak için yapmaya” karşı olduğumdan acele etmeyeceğim. Ne zaman %100 yazmak istersem o zaman yazmayı düşünüyorum 🙂

  15. Tabiki evet seve seve okurum çünkü gerçekten çok faydalı bilgilerle yazılan bir kitap olduğuna daha okumadan eminim. En iyi şekilde bir kitap yazmak için uğraşıyordum ama satılmaz korkusuyla devam bile ettiremiyordum kitabımı. yazınıza denk gelince fikirlerim tamamiyle değişti umut oldunuz teşekkür ederim 🙂

  16. Evet ama blogun para kazanma potansiyeline sahip olmasına kadar fazlasıyla emek ve zaman harcanıyor. Kimsenin emekleri boşa çıkmasın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni yorumları e-posta aracılığıyla bana bildir. Ayrıca yorum yapmadan da abone olabilirsiniz.

Back To Top