Aptal Olmayı Beceremiyorsun! Yazar Olabilecek misin? | Pazarlama Teknikleri ve iş Dünyası

Sayfalar

Aptal Olmayı Beceremiyorsun! Yazar Olabilecek misin?

“Al işte! İnsanı dumur eden bir HızlıAdam başlığı daha.”

Tezcanlı okurlarımı seviyorum. Onlar daha makalemi okumaya başlamadan; hatta şuan klavyenin tuşlarına basıp bu kelimeleri oluşturduğum esnada bile heyecanlanıyorum. Sanki cümlemin sonunu merakla bekleyen o bakışları görür gibiyim. Öyleyse hemen konuya açıklık getireceğim.

aptal

 

Yazılı iletişimde her ne kadar noktalama işaretleri yardımıyla nefes alış-verişlerimizi okuyucuya hissettiriyor olsak da gerçek ses frekansı gibi istenilen tonu aks ettirmemiz mümkün olmuyor. Hatırlayın: Arkadaşınızla önemli bir konu üzerine yazışırken “dur ben seni arayayım en iyisi” diyerek telefona sarılmadınız mı hiç?  Ayrıca sözlü iletişimde eğer alıcı-verici birbirini görebiliyorsa iletişimi güçlendiren bir unsur daha vardır: beden dili. Yazılı iletişim de ise beden dili yoktur.

Yazılı iletişim kurarken beden dilimizi kullanamıyor olmamız yazışarak anlaşmayı sesli konuşmaya göre biraz daha anlaşılması zor kılabiliyor. Ses tonu yok, beden dili yok… Dolayısıyla sözlü iletişimde çok daha kısa sürede aktarabileceğimiz bir bilgiyi, yazılı olarak aktarmak istediğimizde cümlelerin uzamasını olası karşılamak gerekir. “Sorun sende değil yani. Yazıyla anlatması zor” 😛

Peki Yazarlık Konusunda Olumlu Yorumlar Almak İçin Ne Yapmalı?

Her zaman söylediğim bir cümle var: “Herkesin, hakkında bir şeyler yazabileceği konuları, herkesin okumaktan keyif alacağı şekilde yazabilmek önemlidir”

Ben, bunu çok iyi yaptığımı iddia etmiyorum ama “herkesin okumaktan keyif alabileceği” makaleler üretebilmek için cümlelerin arasına biraz samimiyet eklemeye çalışıyorum. Bazen esnaf, bazen yakın arkadaş, bazen de eğitmen edasıyla ortaya karışık paragraflar yazmayı tercih ediyorum. Dolayısıyla kurumsallıktan uzak, laçkalıkla alakasız bir denge yakalamayı amaç edindiğim doğrudur. Beraberinde ise adeta aptalı oynuyorum desem yeridir. Yer değiştirip okuyucu konumuna geçtiğimde ise aptallığım devam ediyor. Evet evet! Bir süreliğine aptal oluyorum. Hele ki bir kitap ya da makale okumak istediğimde “aptala anlatır gibi” yazılmışsa, o an o cümlelerden çok daha fazla keyif alıyorum.

Neden:

Okumak, dinlemeye göre daha yorucu bir aktivite değil mi? E o zaman haklıyım. Neden süslü ve karmaşık cümleler arasında “yazar burada ne demek istemiş” diye düşünmekle fazladan efor sarf edeyim ki? Bence iyi bir makale “aptala anlatır gibi” yazılabilen makaledir. (Edebiyat eserleri hariç)

-Ve yine söylüyorum: Özellikle bilgi ihtiva eden fayda odaklı makaleler tıpkı bir aptala anlatırmışçasına tane tane yazılmalıdır.

Bu makale ile amacım, tecrübelerimi aktarabilmek ve her zamanki gibi fayda sağlamaktı. Gelen yorumlarda “ben de yazmak / yazar olmak istiyorum” gibi söylemleri sıkça görüyorum. Yazarlık yapmak çoğu kez eğlencelidir ve dilerseniz eğlenirken hayatınızı idame ettirebilirsiniz (Gelir elde edebilirsiniz) 

Umarım az da olsa bir fikir vermişimdir. Şürçü Lisan Ettiysem Affola.


BURADA YORUMUN DEĞERLİ
Binlerce HızlıAdam Takipçisi Yorumunu Merak Ediyor

, , , , , , , , , , , , ,

20 Yorum = Aptal Olmayı Beceremiyorsun! Yazar Olabilecek misin?

  1. mehmet 6 Ağustos 2015 at 09:08 #

    Yine güzel bir yazı çıkmış ortaya. Bana her yazısını okutturabilen Hızlı Adam’ a teşekkürler. Yazı yazmak, yazarlık yapmak bence de çok zevkli bir iş. Bir de yazdıklarınız karşılığında olumlu yorumlar gelirse yazmaktan daha fazla zevk alabilirsiniz.

    • Hızlı Adam 6 Ağustos 2015 at 15:21 #

      İlginiz için çok teşekkür ederim Mehmet bey. Sizin de belirtmiş olduğunuz gibi yazarlık yapmanın en güzel taraflarından biri yorum alabilmek. Yapıcı, yıkıcı, eleştirel hiç farketmez. Eğer bir makalem yorum alabiliyorsa karşı tarafa dokunabildiğimi hissettiriyor bana. Daha sık görüşmek dileğiyle, iyi bloglar

  2. Kerim Potuk 6 Ağustos 2015 at 15:13 #

    Başlık konusunda çok haklısınız Bünyamin Hocam. Tam bir hızlı adam.com başlığı. Hani yazıyı okudum ve aradan bir kaç dakika geçtikten sonra başlığı görüp okumadım diye tekrardan yazıya girdim. Çok dikkat çekici başlık seçimleriniz. Okuduğum yazı bile olsa tekrardan giriyorum yazıya 🙂

    • Hızlı Adam 6 Ağustos 2015 at 15:18 #

      Çok teşekkür ederim Ederim Kerim. Bu blog vasıtasıyla yazdığım makalelerin bana en büyük faydası sizin gibi değerli arkadaşlar edinmiş olmamdır. Eksik olmayın

  3. ekrem 6 Ağustos 2015 at 15:19 #

    farklı bir bakış açısı, ilginç fakat durumu özetler nitelikte, beğendim

    • Hızlı Adam 6 Ağustos 2015 at 15:37 #

      Teşekkür ederim Ekrem bey; konuya eklemek istediğiniz notlar varsa okumaktan keyif alır ve müteşekkir olurum. İyi bloglar

  4. GRİ LADY 6 Ağustos 2015 at 15:39 #

    Başlık seçimleriniz , tavsiyeleriniz ve yazım diliniz bu konuda ne kadar yetenekli olduğunuzu ortaya koyuyor zaten. Bunun yanı sıra , bizlere sağladığınız fayda ve yardımseverlik için ayrıca teşekkür ediyorum size …

    • Hızlı Adam 6 Ağustos 2015 at 16:55 #

      İlginize ve takip eden yorumlarınıza istinaden ben teşekkür ederim. Daha sık görüşmek dileğiyle, iyi bloglar

  5. Sinan 6 Ağustos 2015 at 16:57 #

    Kurumsallıktan uzak samimi yazmanız sizi farklı yapıyor. Hatta bence blogculukta profesyonellikdir bu. Yani samimiyet.. Samimiyet blogculuğun kuralı olsa gerek diye düşünüyorum.

    • Hızlı Adam 6 Ağustos 2015 at 17:13 #

      Teşekkür ederim Sinan bey; Böylesi motive edici yorumlar almak mutluluk verici.

  6. Mert 6 Ağustos 2015 at 19:59 #

    Yazılarınızı düzenli takip ediyorum,tekrardan güzel bir yazı paylaşılmış.Blog yazmaya başlamamda sayfanızda okuduğum yazıların etkisi de oldu.İyi bloglar.

    • Hızlı Adam 7 Ağustos 2015 at 11:06 #

      Blog yazmanıza vesile olan sebeplerden biri olmak da çok mutluluk verici. Bence blog yazmak, bilgisayar başında geçirilen süreyi en iyi şekilde değerlendirme yöntemlerinden biridir. İyi bloglar dilerim

  7. Kirli Abece 22 Kasım 2015 at 21:43 #

    Ne güzel yazı olmuş ya. Normalde böyle kuru yorumlar yazmayı çok sevmem ama galiba yeni bir okurunuz oldu. Kolay gelsin 🙂

    • Hızlı Adam 23 Kasım 2015 at 13:07 #

      Merhaba; Güne güzel bir yorum/güzel bir haberle başlamış oldum. Teşekkür ederim. Daha güzel makalelerde yorumlaşmak dileğiyle, iyi bloglar 🙂

  8. Emre Kadamaroğlu 23 Kasım 2015 at 13:19 #

    Bu makaleni de çok beğendim kardeşim. Eline, yüreğine sağlık

    • Hızlı Adam 23 Kasım 2015 at 16:41 #

      Teşekkür ederim. Daha iyileri de gelecek. HızlıAdam’ı takip edin 😉

  9. Vahit Mutlu 19 Şubat 2016 at 23:44 #

    Diğer yazılarda olduğu gibi yazınızı yine bir solukta okudum. İtiraf etmeliyim bu zamana kadar bağımlılık yapan bir blogla karşılaşmamıştım. Okuduğum her yazından sonra yeni şeyler öğrenmek ve öğrenirken keyif almak neden bağımlı olduğumu anlatıyor. Daha önce eserlerini okurken keyif aldığım Muhammed Bozdağ vardı ve şimdi de Bünyamin Kapıcıoğlu’nun eserlerinden büyük keyif alıyorum. Kendinizi geliştirmede ki sabrınız gerçekten takdire şayan, umarım bende sizin gibi sabırlı olmayı öğrenebilirim. Makale için teşekkürler.

    • Hızlı Adam 20 Şubat 2016 at 11:21 #

      Böyle yorumlar almak blog yazarlarının motivasyonunu arttırıyor. Emeğe olan saygınız da takdire şayan. Eksik olmayın

  10. derya 11 Mart 2016 at 17:25 #

    başlıklar metnin mesajını vermez mi?
    bi ilgi kuramadım. amaç sadece dikkat çekmesi mi?

    • Hızlı Adam 11 Mart 2016 at 19:07 #

      Makalede “Aptala anlatır gibi” anlatılması gerektiğinden bahsediyorum. “Aptal” kelimesiyle başlıkta dikkat çekme amacı var ama bu başlığın içerikle alakasız olduğu anlamına gelmemeli. Şöyle ki: makalenin ana teması, karşı tarafın zihnini çok yormadan mesajı aktarabilmek. Çocuğa anlatır gibi anlatmak da diyebilirdim. Çocuğa anlatmak için çocuğun seviyesine inebilmek önemlidir değil mi? İşte bu makale de bunu anlatıyor. Farzedin ki yazacağınız makaleyi bir aptal okuyacak. O aptalın bile anlamasını istiyorsanız aptal seviyesinde yazabilmelisiniz.

Bir Cevap Yazın


Bölüyorum ama…

2 dk’dan uzun süredir buradasın. Öyleyse bir beğeniyi hak ettik 😉