Müşteriye İkinci Ürünü Nasıl Satarım? | Satış Teknikleri

Sayfalar

Müşteriye İkinci Ürünü Nasıl Satarım?

NOT: Bu makalede yer yer, kötü niyetli dilencilerden bahsedilmektedir. Gerçek ihtiyaç sahibi dilenciler tenzih edilerek yazılmıştır.

Şuan benzersiz bir yazıyı okumak üzeresiniz. Bu makaledeki satış tekniğini diğer metinlerden farklı kılan en önemli unsur, bizzat dilencileri gözlemleyerek yazılmış olmasıdır. Biz satış uzmanları asla dilenci değiliz. Peki dilencilerin çok iyi birer satış uzmanı olduğunu biliyor muydunuz?

satış yapmak

Öncelikle Dilenmek İle Satış Yapmak Arasındaki Farkı İdrak Etmeliyiz

Eskiden dilenciler dua karşılığında sizden para istiyordu. Şimdilerde ise mendil satmak, baskül başında beklemek ve benzeri hizmetler sunmak şeklinde gözlemliyoruz. Neden? Çünkü dilenciler eski inandırıcılığını kaybetti. Artık inovasyonel dilencilik (yenilikçi dilenme metodları) akımı başladı.

Mendil Satmak Dilencilik midir?

“Abi/Abla bir mendil alır mısın?” şeklinde acıklı bir yüz ifadesiyle teklif edilerek, yani duygu sömürüsü yapılarak sunulan her ürün dilenciliğin kılıf giydirilmiş halidir. Hatta bu tip dilenme şeklini perakende satıştan ayıran en önemli unsur: ücret olarak “ne verirsen kafi” anlayışıdır. Dilenciler sattığı ürüne değer biçmez. Öte yandan satış danışmanları sattığı ürünün değerini bilir ve belirlenmiş bir piyasa fiyatı sunar. Satış danışmanları satmakla sorumlu olduğu ürünü duygu sömürüsü yöntemiyle satmaz, bir ihtiyacı giderme politikasıyla satar. Satış danışmanından ürün alan müşteri, ihtiyacını gidermiştir ve eğer iyi bir satış danışmanından hizmet almışsa doğru ürünü satınalmış demektir. Yani satış danışmanlığı ihtiyaç gidermeye yönelik onurlu bir meslektir.

Müşteriye İkinci Ürünü Satmak İçin Dilenciden Feyz Almak

Başlık olarak biraz ilginç durduğunun farkındayım. Bildiğiniz gibi satış için “ikna” yeteneğiniz büyük önem arz eder. Peki eski inandırıcılığını kaybetmiş dilenciler halen daha bizlerin cebindeki parayı nasıl alıyor diye düşündünüz mü hiç? Şüphesiz onlar birer ikna uzmanıdır.

Başta İstanbul olmak üzere, büyük şehirlerde yaşayanlar daha iyi bilir; işlek noktalarda karşımıza çıkan dilenciler en başta bir ürünü almamızı ve kendisine bu şekilde yardımcı olmamızı ister. Hiç duymamazlıktan gelip yolumuza devam ettiğimizde o kişi için en ufak bir fedakarlığı dahi reddettiğimizi sergilemiş oluruz. Eğer durur ve bir an olsun bizden istenen şeye kulak verirsek aslında çok fedakar biri olduğumuzu farketmiş oluruz. Nasıl mı?

“Abi bir mendil alır mısın?” ricasına karşılık mendili alır veya hiç almadan bir miktar para yardımında bulunuruz. Bu durumda artık dilenci ile aramızda bir diyalog geçmiştir veya alışveriş gerçekleşmiştir. Dilenci hemen ikinci ricasını yapar. “Abi sigaran varsa 1 tane verir misin?” Bazen hiç durmayacak kadar cimri olabilen bizler, paranın yanında bir de sıgara ikram ederiz.

Tren durakları yakınında bekleyen, otobüs terminallerine yakın noktalarda konuşlanmış, memleketine dönmeye çalışan fakat hiç parası olmayan insanlarla karşılaştınız mı? Yolunuzu bir selam ile veya rica seslenişiyle keserler.

-Selamunaleykum/Pardon bakar mısın kardeş. Beni lütfen yanlış anlama, memleketten geldim, burada iş bulamadım ve geri dönmek istiyorum. Bilet alacak param yok, bana yardımcı olur musun? Memlekette eşim ve çocuklarım beni bekliyor…

Böyle bir rica ile ilk kez karşılaşıyorsanız ağlayasınız gelebilir. Çok duygulanıp maddi yardımda bulunabilirsiniz. Tabi benim gibi bu senaryoyla defalarca karşılaşmadıysanız. İkna profesyoneli olan bu tip dilenciler büyük oynuyordur. Hiç tanımadığınız birine otobüs bileti parası verecek kadar fedakar olduğunuzu o an öğrenebilirsiniz mesela.

-Peki kardeşim, ne kadar para lazım memleketine dönebilmen için?
-Burdan, x noktaya gidiş için otobüs bileti 45 TL istiyorlar abi.
-Peki. Al sana 45 TL. Çocuklarını gözlerinden öp benim için.
-Çok sağol abi… Abi! afbuyur ama benim karnım çok aç. Bozuk paran varsa şuradan iki simit alayım, memlekete kadar idare eder beni.
-Al kardeşim (Varsa cebinizde metal paralar onları da verirsiniz)

Sizce de taktik çok net değil mi?

Öncelikle ilk ürün için dikkatinizi çekmeye çalışırlar. İyi niyetinizle durur ve ilk ürünle ilgilenirsiniz (otobüs bileti veya mendil)

Sonrasında ikinci ürün teklif edilir. (Simit veya sıgara)

Şimdi tam tersini hayal edelim. Sizden simit parası (1-2 TL) istemek için bir dakikanızı rica eden birine otobüs bileti parası verir miydiniz? Muhtemelen tepkiniz sert olur. “Kardeşim sen de yüz verdik astar istiyorsun” deme olasılığınız yüksektir. Fakat 45 TL vermişim 2 lira daha versem ne fark eder düşüncesi ile toplam 47 lira verebiliyoruz. Buna benzer şekilde mendil aldıktan sonra 1 adet sıgarayı da bahşiş niyetine gözden çıkarmak ekstradan iyilik bile sayılmaz.

İşte Dilenciden Öğrenilmesi Gereken Sihirli Satış Hamlesi Tam da Bu Sıralamada Gizli

Öncelikle ilk ürünün ana ürün olması gerektiği konusunda hemfikir olduğumuza inanıyorum. Ana üründen kastım, asıl ihtiyaç duyulan ilk ürün, ihtiyacın çıkış noktası olan üründür. Örnek:

Eğer bilgisayar satıyorsanız binlerce lira ödemeyi kabul etmiş bir müşteriye yanında bilgisayar çantası satmanız oldukça kolaydır. Müşteriniz yüklü bir bedel ödemeyi kabul etmiştir ve ödediği bedelin yanında bir çanta parası artık gözüne gelmeyecektir. Daha da önemlisi çantayı teklif edebilmenizdir. Sizden bilgisayar almamış birine alenen çanta almasını teklif edemezsiniz. Henüz bir bilgisayarı olup olmadığını dahi bilmiyorsunuzdur.  Diğer yandan, sadece bilgisayar çantası almak için sizden bilgi alan müşteriye “gel sana bir de bilgisayar verelim” diyebilir misiniz? Fakat flash bellek, cd çantası gibi ana ürüne destek olabilecek ek ürünler teklif edebilirsiniz. Bu teklifleri atlamayın. Bir ürün satmak tam olarak başarı sayılmaz. Çünkü hali hazırda ihtiyaç duyan biriyle muhatapsınız. Cd çantası da bir ihtiyaçtır ama siz hatırlatmazsanız müşteriniz başka bir mağazadayken hatırlayabilir.

Dilenciler karşısında nasıl fedakar olduğunuzu hatırlayın. Bu örneklerden çıkarılabilecek diğer bir ders ise: herhangi bir sebeple aksiyon aldığımızda artık o eyleme destek olabilecek ikinci, üçüncü eylemler için de otomatik koşullanan birer gönüllüye dönüşüyor olmamızdır. Yani bir otomobil hakkında bilgi almak üzere form doldurursanız yarın o otomobili test etmek için şubeye gitme olasılığınız, hiç form doldurmamış birine göre çok daha yüksektir. Basit bir bilgi formu bile müşteriyi ilgili nesneye karşı harekete geçirmeye yeter. Çünkü o ürün için bir işlem yapılmıştır ve araştırmanın devamı yapılmayacaksa ilk yapılan işlem de anlamsız kalacaktır. Tıpkı mendil aldığınız dilenciye yanında sıgara ikram etmeniz gibi. O kadar dinleyip, para ödemişsiniz; bir sıgarayı esirgeyecek haliniz yok ya? Bir iyilik yapmış bulundunuz. İkinci ricaya karşılık bir iyilik daha yapmazsanız ilk yaptığınız iyilik bile değerini yitirecek gibi olur.

ÖZETLE:

İnsanları ikna yolunda koşullandıran iki ana unsur vardır.

>Birincisi, herhangi bir sebeple fiilen bir iş yapmak (zaman ayırmak,  dinlemek, form doldurmak veya ilk iş olarak satın almak)

>İkincisi ise, ilk yapılan işi daha anlamlı kılabilmek  (tamamına erdirmek) için ek bir eylem daha yapmak.

İşte uzmanlık (ikna-satış yeteneği) tam da bu noktada ön plana çıkar. Müşterinizle olan görüşmenizi iyi yönetmek, sıralamayı doğru yapmak ve ikinci ürünü teklif etmekten çekinmemek.

Hepsi bu. Şimdi müşterilerimizin psikolojisini daha iyi biliyoruz.

Makalemi buraya kadar sabırla okuduğunuza göre artık sizden bir yorum yapmanızı rica edebilirim değil mi? O kadar vakit ayırdınız, bir yoruma 30 saniye daha ayırabileceğinizi düşünüyorum. Çünkü yorumlarınız benim için önemli. (Hadi bu da benim ikna testim olsun) 🙂


BURADA YORUMUN DEĞERLİ
Binlerce HızlıAdam Takipçisi Yorumunu Merak Ediyor

, , , , , , , , , , ,

72 Yorum = Müşteriye İkinci Ürünü Nasıl Satarım?

  1. selinkrc 6 Ekim 2015 at 08:20 #

    Dilenciligi farklı bir bakış açısı ile ele alınmış. Tespitler çok güzel. Dilenciligin satış stratejisi olarak kullanım fikri çok güzel olmuş.

    • Hızlı Adam 6 Ekim 2015 at 20:22 #

      Yorumunuzla yeniden motive oldum. Satış ve pazarlama adına daha güzel makalelerde yorumlaşmak dileğiyle teşekkür ederim

  2. Mehmet gök 6 Ekim 2015 at 10:23 #

    Beni ikna ettiniz yani o kadar emek çekip bir yazı yazılmış ve sonuna kadar okunduysa eğer bir yorumu hak ediyor değil mi? Güzel yazı olmuş, yerinde ve günlük hayattan benim de karşıma çıkan örnekler olunca yazı daha fazla ilgimi çekti. Ama artık ‘pardon bir şey söyleyeceğim’ diyen birisine baştan tepki koyuyorum vaktim yok diyerek geçiştiriyorum. Oysaki burdaki yazı gibi bana faydası olan bir olayla karşılaşmış olsaydım, o adamı sonuna kadar dinler ve inansaydım yardım ederdim. Bazı bloglar da aynı sistemi uygulamakta ve faydasını görmekte. Örneğin bir blogda 5 dakika geçirince veya belli yazılarını sonuna kadar okuyabildiysek eğer ,o blogdan ya da siteden hoşlandık ve bize faydası oldu demektir. Bunu gören site sahibi de doğal olarak ‘Bir Like’ı hakettik sanırım!!!’ gibi bir ibareyle müşteriye yaklaşmakta. sonuç %50 başarı. Elinize sağlık güzel yazı.

    • Hızlı Adam 6 Ekim 2015 at 20:24 #

      Uzun uzuna yazdığınız doyurucu yorum için ben teşekkür ederim Mehmet bey.

    • Anonim 24 Temmuz 2016 at 20:43 #

      Bn bir bayan kuaforuyum simdi musteriye bakim urun vs gibi seyler satarken kendimi acindirayimmi yani yoksa bu herneslekte uygulanamaz bnce

      • Hızlı Adam 25 Temmuz 2016 at 10:50 #

        Bu makalede kendinizi acındırmanız gerektiği yazmıyor. Hiçbir makalemde satış yapmak için kendinizi acındırmanızı tavsiye etmedim. Açıkçası sinirleniyorum da böyle yorumlara!

  3. Mehmet 6 Ekim 2015 at 11:31 #

    Basit,bir o kadar da etkili bilinen bir yöntemi kaleme almışsınız Bünyamin bey. Yazının içeriği gayet güzel kompozisyon edilmiş,özellikle son cümleyi okuduktan sonra yorum yazmamak ne mümkün 🙂
    Satış için ihtiyaç kadar önemli olan duygulardır.Bazen duygu sattırır ürünü.
    Bu sebeple yazdıklarınıza katılıyor ve bir ilave yapmak istiyorum.
    Trafik ışıklarında,parklarda ve sağlı sollu cafelerin bulunduğu caddelerde kırmızı gülller yok satıyor.

    • Hızlı Adam 6 Ekim 2015 at 20:21 #

      Ek bilgilendirme için teşekkür ederim Mehmet bey.

      Kırmızı gül ve lokasyon ilişkisi, doğru hedefleme ile gelen başarıyı da özetliyor olmalı. Aslında bundan bana bir makale çıkar 🙂 Bu konuyu da düşüneceğim

  4. sevda 6 Ekim 2015 at 11:38 #

    Merhaba Bünyamin Bey,

    Yine güzel ve ilgi çekici bir yazı olmuş.. Severek okudum… Yeni yazılarınızı merakla bekliyor olacağım 🙂

    İyi günler

    • Hızlı Adam 6 Ekim 2015 at 20:18 #

      Beğenerek okuyacağınız makaleler yazabilmek için uzun süre gözlemleyip bir gecede yazıyorum. En kısa zamanda yeni makalelerde görüşmek dileğiyle Sevda hanım.

  5. AYDIN ATASOY 6 Ekim 2015 at 11:47 #

    Bence çok akıllıca benim kafama yattı.belki bu önerilerini daha önceden bilinçsizce yapmış olabilirim ama bu makaleyi okuduktan sonra artık bilinçli bir şekilde uygulayacağım.ellerine sağlık çok çok teşekkür ederim.aynı frekansta yazılarının devamını bekliyorum.

    • Hızlı Adam 6 Ekim 2015 at 20:16 #

      Merhaba Aydın Atasoy;

      Son zamanlarda biraz genel kültür kokulu paylaşımlarımla içerik kalitesinden taviz verdiğimi biliyorum. Bundan sonraki paylaşımlarım tıpkı eskisi gibi ve bu makalede olduğu gibi şaşırtıcı, tam özgün, uzun uzuna yazılmış, fayda odaklı makaleler olacaktır. Belki ayda bir belki 10 günde bir kez yazacağım. Okurken keyif almanız benim için önemli

  6. uğur 6 Ekim 2015 at 14:47 #

    elinize sağlık,güzel tespitlerle güzel birmakale olmuş,yararı çok olacak aydınlattıgınız için teşekkürler..

    • Hızlı Adam 6 Ekim 2015 at 20:13 #

      iyi satışlar, bol kazançlar dilerim. Faydam dokunduysa ne mutlu

  7. Meltem 6 Ekim 2015 at 16:11 #

    Eğer bu fikir ve gözlem aklınıza gelen orijinal bir düşünce ise sizi hakikaten takdir etmek gerekir; çünkü muhteşem bir gözlem. İnsanların (ben dahil) genelde “nasıl kurtulsam şundan?” dediğimiz dilencilerden bir satış dersi ve prensibi çıkarmak, gerçekten derin bir analiz ve ciddi bir zekâ düzeyi gerektirir. Bu değerli yazıya karşılık en az 100 yorumu hak ettiğiniz kanaatindeyim. Nice güzel yazılara…

    • Hızlı Adam 6 Ekim 2015 at 20:01 #

      Meltem hanım merhaba;

      Motivasyonumu arttıran bu güzel yorumunuz için ne kadar teşekkür etsem azdır. Ben yıllardır dolandırıcılık ile satış uzmanlığı arasındaki benzerliği ve birbirinden ayıran o ince çizgiyi araştırıyorum. Araştırmalarımın asıl sebebi “pazarlamada kariyer yapmalı mıyım?” sorusuna kendimce cevap bulmaktı. Şimdilerde ise (son birkaç yıldır) kararımı çok net vermiş biri olarak gözlemler yapıyor, kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Dilencilerin hiçbir karşılık beklemeden insanlara gül ikram ederek karşı tarafın kendisini dinlemesini sağladığı yöntemleri Robert Cialdini’nin yazmış olduğu “İknanın Psikolojisi” isimli kitapta okumuştum. Bu makalede yazdığım 2. ürün satışı yöntemleri ise tamamen kendi gözlemlerimdir ve kesinlikle R.Cialdini’nin kitabından esinlenme değildir. Makaleyi yazmadan bir gün önce kadıköy rıhtım’da sahtekar bir ayakkabı boyacısını bir süre izledikten sonra yazma kararı aldım.

  8. Hasan 6 Ekim 2015 at 17:26 #

    Çok iyi tespit etmişsiniz. Bu şekilde sunulan teklifler, insanı damar dan yakalıyor

  9. metin 7 Ekim 2015 at 08:59 #

    merhabalae çok iyi bir yazı. ama daha sık yazmalısınız. hatta sadece yazsanız nasıl olur acaba.

    • Hızlı Adam 7 Ekim 2015 at 11:05 #

      Metin bey daha sık yazmak istiyorum ama aileme ve çalışmakta olduğum kuruma da zaman ayırıyorum. “Sadece yazsanız” derken, diğer işimi bırakıp sadece blog yazarlığından hayatımı idame ettirsem nasıl oluru mu merak ediyorsunuz? Eğer buysa açıkçası düşünmüyor değilim 🙂

  10. Süleyman Fehmi 7 Ekim 2015 at 11:11 #

    2014 yılındaki gibi benzersiz makalelerle geri dönmenize çok sevindim. Bir dönem yazılarınızın orjinallik düzeyi epey düşmüştü. Son iki makalenizden anlıyorum ki yine yeniden benzersiz makalelerle 2016’ya bomba gibi düşeceksiniz. Sizi takip ettiğim 3. yıl olacak. Tebrik ederim

    • Hızlı Adam 7 Ekim 2015 at 17:05 #

      Böyle motivasyon değeri yüksek yorumlar aldıkça çok daha iyi eserler çıkacağına inanıyorum 🙂 teşekkür ederim

  11. Çağrı Mustafa ALKAN 7 Ekim 2015 at 13:25 #

    Bünyamin, sanırım şimdiye kadar okuduğum ve adeta gözümü bile kırpmadığım en güzel yazını bitirmiş bulunuyorum. Dilencilerin ne yazık ki ülkemizde yeteri kadar denetime tabi tutulamaması nedeniyle pazarlama alanına değen hatta değmeyi bırak direkt olarak temas eden bir yazı çıkmış ortaya. Krizi fırsata çevirmenin yollarından biri de bu olsa gerek. Bu arada yorum istemesen de yazacaktım ama sonundaki olayı özetleyen ve “Aha da budur anlattığım” diyen ilaven çok hoş.

    Not: Çay içecek miyiz bir ara 🙂

    • Hızlı Adam 7 Ekim 2015 at 17:15 #

      Merhaba Çağrı; yorumlarını ve sohbetini benden eksik etme lütfen 🙂 Birgün muhakkak nezih bir ortamda çay içelim, muhabbetimiz artsın. Hatta sana babamın yazdığı bir eseri hediye etmek istiyorum bak 🙂

      Dostluğun hasret dağında biri var beklemekte,
      Gözleri ufka dikilmiş güneşi özlemekte
      Doğar mı acep eritmek için özlemi yürekte,
      Bilse ki gözcü bir ömür tüketmekte

      Daha ne yapayım Üstad ? 🙂

  12. Emre 8 Ekim 2015 at 13:34 #

    Beni ikna ettiniz 🙂

  13. İsmail 9 Ekim 2015 at 10:37 #

    Belirttiğiniz kitabı bende okumuş ve etkilenmiştim.Dilencilere daha farklı bir gözle bakmaya başlamıştım.
    İkinci ürün satışı ile ilgili düşünceniz çok güzel.
    Geçmişe doğru yaptığım alışverişlere baktığımda, satıcı faktörünün nekadar önemli olduğunu görüyorum.
    İkinci ürün satıcının satmayı istemesi veya istememesi(uğraşmaması) ile alakalı.
    İkinci ürün enfazla KDV kadar olmalı aksi takdirde ana üründende vazgeçebilir.

    • Hızlı Adam 9 Ekim 2015 at 16:54 #

      Pilava giderken kaşıktan olmamak lazım diyorsunuz 🙂 Evet bahsettiğiniz risk herzaman var ama bazı ürünlerin yanına en az ana ürün kadar ücretli 2.bir ürün de verilebiliyor. Buradaki yöntem ise vade süresini uzatıp taksitleri birinci ürün için söylenen taksit rakamına yakın tutabilmek. 600 lira 3 taksit ürünün yanına 400 liralık ürün daha teklif edip 5 taksit şeklinde satmak mümkün. Kişi aylık ödeme gücünü baz alır. “Öyle de ayda 200 TL ödeyeceğim böylede”

  14. Sapargılıç Oşşikov 14 Ekim 2015 at 09:34 #

    Bünyamin Bey yazınız çok etkili. Diğer yazılarnızıda okudum daha da ilginç analizler bekliyoruz sizden. Dilencilere karşı suizan ve hüsnizan içinde kalıyordum hep kendi kendime diyyordum hep “ya bunun ihtiyacı varsa veya beni dolandıryormu” düşüncesi arasındaydım hep. Tespitler güzel yazı güzel. Dilencilerle alakalı bir fıkrada anlatıyım bu arada. Dilencinin biri bir gün işlek caddelerin birinde dilencilik etmeye durmuş bir az vakit geçtikden sonra yanına bir adam gelmiş ve salatalık satmaya başlamış, akşam olupda hava kararınca toparlanmışlar, dilenci parasını saymış 100 TL salatalık satan adam saymış 50TL, dilenci ellerini havaya kaldırmış ” Ya Rabbi salatalık satma durumuna düşürme” diye dua etmiş :).
    Gene güzel yazılarnızda buluşmak dilegiyle…

    • Hızlı Adam 14 Ekim 2015 at 16:05 #

      Güzel bir fıkraymış 🙂 Teşekkür ederim. Daha güzel makalelerin altında yorumlaşmak dileğiyle, iyi bloglar

  15. Ebrar İsminin Anlamı 17 Ekim 2015 at 14:55 #

    ilginç :))

  16. Emre 6 Kasım 2015 at 03:26 #

    Blog yazarak para kazan şeklinde bir makaleyi okudum ve saplandım kaldım. Yaklaşık bir saattirli makalelerinizi okuyorum ve çok emek harcanmış,çok aydınlatıcı bilgiler var. Emeğinizi tebrik ediyorum.

    • Hızlı Adam 6 Kasım 2015 at 10:10 #

      Böyle yorumlar aldıkça daha istekli yazıyorum. Bültene abone olup yeni makaleleri takip edebilirsiniz. Reklam içerikli makaleler için bildirim göndermiyorum. Daha sık görüşmek dileğiyle

  17. Mühendislik Plastikleri 13 Ocak 2016 at 15:59 #

    Gayet başarılı ve faydalı bir paylaşım olmuş. Teşekkürler.

    • Hızlı Adam 13 Ocak 2016 at 19:14 #

      Faydası sağlayabildiysem ne mutlu. Daha fazlası için HızlıAdam’ı takip edin 🙂

  18. Anonim 31 Ocak 2016 at 20:33 #

    Bende bu mantıkta çalışmaktsyım gayet. Başarılı !!!
    Benim için en önemli unsur iki farklı ürün varsa o satışı en hızlı şekilde kapatmaktır yoksa düşüneyim der ve kaçar … Ve bidaha gelme ihtimali %30 buda benim tavsiyem hızlı adam

    • Hızlı Adam 1 Şubat 2016 at 10:50 #

      2 farklı ürün varsa satışı olabildiğince hızlı kapatmaya çalışmak, işi oldu bittiye getirmeye çalışmaktır. Bence 2 farklı ürün arasında müşteri için ağır basan şıkkı olabildiğince hızlı tespit etmek daha önemlidir. Müşteri kararsız kaldığı 2 seçenekten birini muhakkak (çok az da olsa) daha fazla beğeniyordur. Müşteri tarafına geçer ve onun beğendiği ürünü almasını tavsiye ederseniz diğer şık yok olur gider. Satışı kapatmak kolaylaşır.

  19. Yekta 7 Şubat 2016 at 18:21 #

    Yakın bir süre sonra bir mağazada satış danışmanı pozisyonunda çalışacağım bu yazınızın bana çok faydası olabileceğini düşünüp sabırla okudum aldığım her bilgi bana avantaj olucak paylaşımınızdan dolayı çok teşekkürler 🙂

  20. Yekta 7 Şubat 2016 at 18:35 #

    Hiç şüpheniz olmasın 🙂

  21. Huseyin 1 Nisan 2016 at 22:23 #

    Hocam, yaziniz için çok tesk ederim. Ben kayseri de yaşıyorum. Sizin o anlattığımız satış sonrasında ki diyalog aynen şöyle geçer.
    -gardasim o kadar para verdik bilgisayarı senden aldık. Sen bi dene çantayı esirgiyorsun. Öyle versen ne olur ki.????

    Teşekkürler

    • Hızlı Adam 2 Nisan 2016 at 12:07 #

      Mevzu Ticaretse ve muhabir arkadaşımız Kayseri’deyse; bize sadece susup dinlemek düşer 🙂

  22. bahri 13 Mayıs 2016 at 21:04 #

    yazınız beğenerek okudum. arada virgül atlamadım değil ama 🙂 teknik alanda satış temsilcisiyken satış müdürü oldum. satış ekibim ile bu makalenizi paylaşacağım. emeğinize sağlık.

    • Hızlı Adam 14 Mayıs 2016 at 20:18 #

      Meslektaşımdan böyle bir yorum almak beni çok mutlu etti. Eksik olmayın. Daha sık görüşmek dileğiyle, bol satışlar 🙂

  23. Fuat 1 Temmuz 2016 at 19:34 #

    Güzel… Bağımlılık gibi bişey oldu. Artık kafayı seninle buluyorum. İşsizim uzun süredir umutlandığım birçok şey ellerimde soldu gitti. Özgüven eksikliği değersizlik olgularını yaşarken burada aşıladığın umut ve teknik bilginin bağımlısı oldum çıktım açıkcası. Kolay gelmesi dileği ile.

    • Hızlı Adam 1 Temmuz 2016 at 19:38 #

      Eksik olmayın Fuat bey. Umarım hedeflerinize ulaşırsınız. Yorum için teşekkür ederim

  24. miktat 16 Ağustos 2016 at 10:02 #

    Tespitleriniz çok yerinde, yazınızı da beğenerek okudum. Yazılarınız kesinlikle bir yorumu hak ediyor ama her nedense yorum yapmadan ayrılıyoruz. Ama bu makalede anlatılan bir yöntemin en sonunda bir örnekle desteklenmesi… (yazıdan sonra yorum isteği) yorum yapmaktan kendimi alamadım doğrusu. Oysa daha öncede bir çok yazınızı okumuş ama yorum yapmamıştım. Tebrik ediyorum

    • Hızlı Adam 16 Ağustos 2016 at 12:05 #

      Bundan sonra daha sık yorumlaşmak dileğiyle o zaman 🙂 Teşekkür ederim

  25. Hüseyin PALALI 23 Ağustos 2016 at 16:48 #

    Yaklaşık 6 yıldır, satış üzerine çalışan bir çağrı merkezini yönetiyorum. Birçok defa çalışanlarıma ikinci ürünü satmalarını tavsiye ettim. Fakat bunu nasıl yapmaları gerektiği konusunda eksik kaldığımı sizin makalenizde gördüm. Aydınlatıcı ve fikir verici bir yazı olmuş kelimelerinize sağlık. Bir sigara ve simitte bizden. 😀

    • Hızlı Adam 23 Ağustos 2016 at 17:09 #

      Hüseyin bey eliniz değmişken bir de sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilir misiniz? Memleketten bu yazıyı yazmak için geldim 😀

  26. HÜSEYİN PALALI 23 Ağustos 2016 at 18:29 #

    😀 HAHAHA EVET TABİKİ O KADAR MALİYETİ GÖZDEN ÇIKARDIKTAN SONRA SON KALANIDA YAPALIM DİYORSUNUZ YANİ.

  27. HÜSEYİN PALALI 23 Ağustos 2016 at 18:31 #

    BENİM DİJİTAL PAZARLAMAYI ÖĞRENMEYE İHTİYACIM VAR, HIZLI ADAM BANA ÖĞRETİRMİSİN.

    • Hızlı Adam 23 Ağustos 2016 at 19:28 #

      Dijital pazarlama o kadar geniş kapsamlı bir başlık ki ben 3 ay (200 saat) eğitimini aldım ne biliyorsunuz diye sorarsanız %40’ını biliyorum diyebilirim. Yani benim de öğrenecek çok şeyim var.

  28. HÜSEYİN PALALI 23 Ağustos 2016 at 19:31 #

    ESTF. BİLDİKLERİNİZİNDE MUTLAKA FAYDASI OLUR. BEN LATİFE YAPTIM. DİJİTAL DÜNYANIN İÇİNDE PAZARLAMASINI BULABİLECEĞİM KAYNAKLARI ARARKEN DENK GELDİM SİTENİZE.

  29. Altan Uysal 3 Eylül 2016 at 17:31 #

    burada tabiki güzel bir konu olmuş satıcı açısından)
    şöylede bir durum var müşteriye samimiyet dokunma göz teması
    yani 2 inci ürün değil cebindeki parasının hepsini almak))yok yok dolmus parası bırakmak

  30. Onur 12 Eylül 2016 at 13:32 #

    İyi bir satışçı olmak için iyi bir gözlemci olmak gerekir.siz hayatın heranından çıkarımlar yapmış ve bunu iş hayatınıza belkide sosyal yaşantınıza yansıtmışsınız.Buda bence başarınızda büyük etken.ayrıca yazım diliniz ve anlaşılır cümleleriniz ,düşüncelerinize renk katmış.başarılarınızın eksiksiz devam etmesi dileğiyle

    • Hızlı Adam 13 Eylül 2016 at 01:26 #

      Onur bey, yorumunuz adeta moral kapsülü gibi. Böyle geri bildirimler almak inanın bir yazar için her şeyden daha önemli. Güzel yorumunuz ve iyi dilekleriniz için teşekkür ederim

  31. Çimen Ajans 29 Kasım 2016 at 13:45 #

    Makaleyi sonuna kadar okudum. Bir websitesi sattığımız firmaya seo satabileceğimiz konusunda bir izlenim oluştu. cimenajans.com olarak çok teşekkür ederiz.

  32. ipek 16 Aralık 2016 at 11:07 #

    Güzel taktikler sağol 😉

  33. burhan 15 Ocak 2017 at 21:12 #

    eline sağlık çok güzel bir makale.

  34. Özgür Şahiner 26 Ocak 2017 at 10:12 #

    Bloğunuzla daha yeni tanıştım 2-3 gündür aralıksız takip ediyorum ve uzun uzun pazarlama makalelerinizi okudum. Gerçekten Harika deneyimler sunmuşsunuz. Vakit ayırıp bu bilgileri bizimle paylaştığınız için size minnettarım. Ben bir gsm sektörünün ana bayisinde satış temsilcisi olarak çalışıyorum ve birkaç makalenizi okuduktan sonraki ilk satışımdan sonra aldığım tepki şuydu “ilgi ve alakanız için size ayrıca teşekkür ederim, bundan sonra hep buraya geleceğim” oldu. Bizimle böyle güzel makaleleri paylaşmaya devam edin lütfen hızlı adam bey ☺️

    • Hızlı Adam 26 Ocak 2017 at 20:51 #

      Beğenmiş olmanıza sevindim Özgür bey,

      Kalemim döndüğünce yazmaya devam edeceğim. Kazancınız bol olsun

  35. bayko 5 Şubat 2017 at 13:37 #

    youtubedan en son klip izliyordum ne ara bu sayfaya geldim bilmiyorum senide kırmıyorum yazıyorum 🙂

  36. levent 22 Mart 2017 at 15:19 #

    Bu adam harbiden hızlı adam.Kafanızda bir çok bilgi var ama bir araya getiremiyorsunuz.İş yoğunluğumu desem ne desem bilemedim.Şu hipnotik örneklere gelsek artık diyorum 🙂 çok güzel bir yazı.İşin ilginci bu yazda mı hipnotik ti sonuna kadar okudum tüm yazılar gibi :)Çatıyagacağım ama diğer hipnotik slogan örneklerini bekliyorum

  37. Sinem 1 Nisan 2017 at 07:40 #

    Merhaba Bünyamin bey ben sizinle yeni tanıştım bütün makalelerinizi merakla ve heyecanla okuyorum bnde Turkcell Tim mağazasında çalışıyorum hatta bir çok tavsiyenizi işte kullanıyorum ve çalışma arkadaşlarımla paylaşıyorum.Satışı seviyorum😊

    • Hızlı Adam 2 Nisan 2017 at 17:15 #

      Tanıştığımıza memnun oldum Sinem hanım.

      Turkcell, benim kariyerimde çok önemli bir yere sahiptir. Çok güzel anılarım var Turkcell’de. Yazılarımdan fayda sağlayabiliyor olmanıza çok sevindim. Kazancınız bol olsun. Daha sık görüşmek dileğiyle…

  38. pelin 27 Aralık 2017 at 23:15 #

    bende çok beğendim işin doğrusu bende yaptigim modellerimi nasil pazarlaya bilirim yada nasil ilk muşteri bulurum diye düşünürken yazınızı okudum hic sıkılmadan iki defa okudum

    • Hızlı Adam 28 Aralık 2017 at 08:44 #

      Yorumunuz motivasyonumu artırdı. Teşekkür ederim 🙂

  39. Huma 23 Ocak 2018 at 10:53 #

    İlk kez bu tarz bir yazı okudum; dilencilikten yola çıkıp satış taktiğini gayet güzel anlamışsınız. Emeğinize sağlık.

  40. Sertan karadağ 13 Mart 2018 at 06:18 #

    Başarılar denerim bende bir değişim sağladığınız için

  41. Hüsame 2 Haziran 2018 at 01:13 #

    teşekkürler , iyi denemeydi ancak bu bir makale 🙂

  42. semih 5 Haziran 2018 at 23:02 #

    süper makale ve süper site teşekkürler hocam

Bir Cevap Yazın


Bölüyorum ama…

2 dk’dan uzun süredir buradasın. Öyleyse bir beğeniyi hak ettik 😉