skip to Main Content

Tükenmişlik Sendromu Nedir? Nasıl Başa Çıkılır?

Özellikle işimizle ilgili yaşadığımız problemlere karşılık “tükenmişlik sendromundayım” tanımını kullanabiliyoruz. Bazen gerçekten tükenmişlik sendromunda olduğumuza inansak da bazı durumlarda inanmadığımız halde konuyu “tükenmişlik sendromu” şeklinde özetliyoruz. Canımızı sıkan ve bazen çekilmez hale gelen her durumu tükenmişlik sendromu olarak yorumlamamak gerektiği gibi; bazen de gizlice içine düştüğümüz bir ruh hali olabiliyor! Bu yüzden, “tükenmişlik sendromu nedir?” ve “tükenmişlik sendromuna karşı önlem alma” konusunda bilinçli olmamız gerektiğini düşünüyorum.

Tükenmişlik Sendromu (Burnout Syndrome) Nedir?

Genellikle insanlarla iç içe ve iletişim kurmayı gerektiren iş kollarında sıklıkla görülen enerji düşüklüğü, motivasyon kaybı, ilgi ve isteksizlik durumudur. Tükenmişlik sendromu yaşayan insanlar, duygusal yönden yorgun, işi gereği iletişim halinde olduğu insanlara karşı duyarsız, bireysel olarak da başarma arzusunu yitirmiş olabilirler.

Tükenmişlik sendromuna önlem alınmadığında, yapılan işe karşı isteksizlik, başarısızlık ve yetersizlik durumları gelişmeye başlar. Bu bir zincir gibidir ve birbirini takip eden durumlar, içine kapanma, aşırı mutsuzluk, çabuk sinirlenme, fevri kararlar alıp durumları daha da kötüleştirme gibi bir kısır döngüye dönüşebilir. Bu yüzden, farkında olmak ve müdahale etmek üzere çeşitli önlemler almak önemlidir. (Makalenin devamında bahsedeceğim)

Duygusal TükenmişlikTükenmişlik sendromunda asıl etken fiziksel yorgunluk değildir. Bu sendromu tetikleyen en büyük etken duygusal çöküntüdür ve hastalığın en önemli evresini duygusal tükenmişlik oluşturur. İşine devam ederken duygusal açıdan tatmin olamayan birey, çabalarının boşa gittiğini düşünerek mutsuz olur. Duruma müdahale etmek için daha fazla çabalayıp istediği yaşam standartlarına ulaşabileceğini düşündüğünde ise ruhen ve bedenen daha fazla yorulmanın etkisiyle durumu daha da kötüleştirebilir.

Tükenmişlik Sendromuna Sebep Olan İş ve Çevre Faktörleri

Sadece iş ortamı değil toplumsal baskı da sendroma sebebiyet verebiliyor. Toplumda saygınlık kazanma, statü sahibi olma ve ekonomik özgürlüğe ulaşma adına çoğu insan kendini baskı altında hisseder. Bu durum daha fazla çalışıp daha fazla yorulmayı gerektirebilir. Bu yorgunluğun faturası ise tükenmişlik sendromu olarak geri dönebiliyor. Yine de en büyük sebep: ulaşamadığımız hedeflerimize olan bağlılığımız olabiliyor. Bununla birlikte iş ortamındaki adaletsizlik, eve iş getirmek-götürmekyönetimsel hatalar, değer görmeme, terfi alamama veya verilen sorumlulukların karşılığını alamama gibi iş yerine dayalı faktörler de tükenmişlik sendromunu tetikliyor. Şunu da unutmamak gerekir: Bazen şartlar çok iyi olsa bile insanların doyumsuzluğu bitmek bilmeyen bir maratona dönüşebilir ve bitiş çizgisine ulaşılamadan tükenmeler gerçekleşebilir.

Dolayısıyla eve iş getirmek, fazla mesai yapmak, ek işte çalışmak ve işini her şeyden öncelikli kılmak tükenmişlik sendromuna sebep olabiliyor. Sosyal hayatı umursamamak/sosyalleşmemek, sevdiklerimize zaman ayırmamak, evden dışarı çıkmamak, tatillerde dahi iş yeriyle iletişim halinde olmak; spor, kültür, sanat gibi aktivitelere zaman ayırmamak bu sendromu besleyecektir. Sonucunda, sorumluluklarımızı yerine getirememek şeklinde açığa çıkması muhtemeldir.

Tükenmişlik Sendromunun Belirgin Sonuçları (Yarattığı Sonuçlar)

alarm çaldığında uyanmamak

Tükenmişlik Sendromu

  • İşten kaytarmaya çalışmak
  • Sabahları yatağı zorla terk etmek
  • İşe gitmemek için çeşitli bahaneler üretmek (yalan söylemek)
  • İş yerinde isteksiz ve ilgisiz davranışlar sergilemek
  • Sürekli yorgun hissetmek ve dinlenemediğini düşünmek
  • Sürekli şartlardan şikayetçi olmak, bireyleri şikayet etmek, istifa vermek
  • Enerji kaybı, halsizlik
  • Ümitsizliğe kapılma, karamsarlık, çaresizlik hissetme, özgüven kaybı
  • Özel hayatta, yakın olunan kişilere karşı duyarsızlık; evli çiftlerde isteksizlik
  • Tüm bu maddelere bağlı olarak maddi kayıplar, manevi kayıplar ve çeşitli bağımlılıklar (alkol, uyuşturucu vb) görülebilir

Nasıl Başa Çıkarım? (Önlem Almak)

Makaleyi okuyanların içini karartmak istemem. Nitekim makalenin başında belirttiğim gibi: benzer durumları yaşıyor olmak direk tükenmişlik sendromunda olduğunuzu göstermez. Geçici durumlar için endişelenmeden kontrollü bir şekilde durum değerlendirmesi yapmak yeterli olacaktır. Şikayetleriniz ileri boyuttaysa veya ilerlemesinden endişe ediyorsanız bu kısmı dikkatle okuyun.

Sendroma önlemTükenmişlik Sendromuyla Nasıl Başa Çıkılır?

“Dinlenmek.”

İlk olarak bu sözcüğün hakkını vermek gerektiğini söyleyebilirim. Dinlenmekten kastımız bir yere yaslanıp soluklanmak değildir. Yıllık izne çıkmak, tatil yapmak, yaşadığınız şehirden birkaç günlüğüne de olsa uzaklaşmak sizi yeniden doğmuşcasına deşarj edebilir. Fakat bu kalıcı çözüm değildir. Sürdürülebilir huzur için özel hayatımızı da iyi organize etmemiz gerekir. Yukarıda bahsettiğim gibi, eve iş getirmeme konusuna önem göstermek (çok istisna durumlar olabilir), eşimize, çocuğumuza zaman ayırmak, evde keyif aldığımız aktiviteleri yapmak (film izlemek, sohbet etmek, yemek yapmak vs), sağlıklı uyku düzenine sahip olmak sendromu engellemek –hatta hiç başlamamasını sağlamak– adına önemli adımlardan birkaçıdır.

Bununla birlikte, izin günlerimizde veya mesailerden sonra dışarı çıkmak, arkadaşlarımızla vakit geçirmek, keyif alabileceğimiz sosyal aktiviteler denemek aynı şekilde yüksek öneme sahiptir.

Tüm bu faktörlerle eş zamanlı olarak;

İş yerinde kontrolü sağlamak; kontrolün sağlanması için yetkililerden destek almak çok önemlidir. İş yerinde fazla çalışmanızı gerektiren, dayanma gücünüzü zorlayan, canınızı sıkan, olumsuzluk olarak değerlendirdiğiniz her şeyi yöneticilerinizle görüşüp çözüm için yardım istemek önemlidir. Unutmayın: psikolojik problemlerin büyümesindeki en önemli faktör yardım almayı reddetmek veya yardım almaktan çekinmektir. Dolayısıyla, işinizle ilgili sorunları, işin parçası olan yetkili insanlarla konuşarak çözüm aramalısınız.

Sık sık belirttiğim gibi, eğer sorunlarla baş edemiyor veya küçük sorunların büyümesinden endişeleniyorsanız ilk işiniz uzman desteğine başvurmak olmalıdır. Terapist, psikolog ve psikiyatrist desteği gerekebilir. Uzman bir yönlendirme ile bu sorunların üstesinden gelmek mümkün.

Tükenmişlik sendromuyla baş etmek için çok fazla enerji sarf etmeden, durum değerlendirmesi ve uzman danışmanlığını tercih etmek sağlıklı bir karar olacaktır.

Hızlı Adam | İş Dünyası & İş Sözlüğü Kategorisi

Yeni yazılarımı Instagram'da duyuruyorum. Takip et, iletişimde kalalım ✔️

32 Yorum
  1. Başa çıkma yöntemlerine bir alternatif olsun:
    Ben genelde büyük hedefleri kısa bir süreçte gerçekleştirmeye çalışmaktan dolayı tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya kalıyorum. Çözüm de aynı hedefi daha küçük hedeflere parçalayıp bunlar üzerinden gitmek. Hem daha az strese sebep oluyor, hem de küçük hedeflerden başarılı sonuçlar elde edince motivasyon artırıcı etkisi oluyor. (Bkz: kaizen)

  2. İnsanlara komik ve ilginç bir hastalık gibi gelebiliyor ama gerçekten insan bu tükenmişliği hissediyor 🙁 Sanki hiç bir şeye yetmeyecekmiş gibi insan hissediyor. Temiz hava, bol yürüyüş ve en iyi yaptığın işlerde göstereceğin başarı toparlamaya yardımcı oluyor.

  3. Bir çok kez tükenmişlik sendromunda olduğunu düşünenler aslında dönemsel problemlerine tükenmişlik adını verebiliyor. Yani moral bozmaya gerek yok. Önce bir uzmana danışın

    1. @Tuğba Albayrak hanımefendinin yapmış olduğu yorum düşüncelerime tercüman oldu Hatice hanım. Okumanızı tavsiye ederim. Yorum için teşekkürler

  4. Hocam tükenmişlik sendromunun tamamen mutluluk hormonlarıyla ilgili olduğunu düşünüyorum.Çünkü bu durumlardan sadece mutlu olunca çıkabiliyorum 🙂

  5. Yaklaşık dört yıl önce yakalandığım ve bir yıldan daha uzun süre tedavi gerektiren bir rahatsızlıktı. Yaşamın tüm renklerini kaybetmenize neden olabiliyor. Belirtileri çok iyi farketmek ve uzman desteği almak şart…Tükenmişlik sendromu girdabina yakalanan bir yakınınız veya iş arkadaşınız da olabilir. El uzatıp çıkarmak çok daha büyük sorunları önleyebilir. Ama bence tedavinin başlangıcı, farkındalık ve tükenmişlik halinden çıkma isteğini harekete geçirebilmektir.
    Tükenmişlik sendromumu dolu dizgin yaşarken(!) bir bardak su alıp içmek bile külfete dönüştüğünde uzman desteğine ihtiyaç duyduğumu anladım. Her işin en iyisini yapma gayreti ve hevesinde olan bir insan için yardım alma ihtiyacında olduğunu anlamak bile zor bazen. Yani bu sendromu herkes yaşayabilir.
    Uzmanın bana yönelttiği 3 soru tüm beyin hücrelerimi harekete geçirdi diyebilirim. :)))
    1. Bir günlük yaptığım tüm işleri listelememi istedi; işte ve evdeki tüm görevlerimi ve her iş için üzerime giyindiğim iş gömleklerine bir isim vermemi…oldukça uzun bir listeden sonra benden tüm üsteki gömleklerden sıyrılarak Superman gömleğimi nereye sakladığımı sordu :))

    2. Bir soru sordu ve sorunun cevabını bulunca tekrar görüşelim dedi. Ömrünün son 24 saati kalsaydı, kendin için ne yapmak isterdin? (Cevap üzerine bir haftadan fazla düşündüğümü söylebilirim. Çünkü o zamanki “ben”, üzerime giydiğim gömlekler altında unutulmuştu.:)))

    3.Çocuğunun veya ailenin mutluluğu için nelerden vazgeçebilirsin? Herkesin farklı bir cevabı olacaktır elbette. Anladım ki bana göre cevap kesinlikle “kendimden vazgeçebilirim” değil. Çünkü kendisi mutlu olmayan bir birey, etrafını da mutlu edemez!

    Oldukça uzun bir yorum olduğunun farkındayım. Sanırım ben de konunuza duyarsız kalamadım.

    Tükenmez bir enerjiyle yazılarınıza devam etminizi dilerim…:)

    1. Uzun uzuna yazdığınız yorum için çok teşekkür ederim. Aslında bu konuyu kaleme almamın sebepleri benle de alakalı. Şuan bende psikolog desteği alıyorum. Her ne kadar farkındalık sahibi olduğumu düşünsem de her işi uzmanına bırakmak lazım. İş yerinde nasıl yardımcılara ihtiyaç duyuyorsak, özel hayatımızda da bazen uzman yardımcı (akıl veren, çözümleyen, sohbet eden vs) gerekebiliyor.

      Daha sık görüşmek dileğiyle

  6. tükenmişlik sendromu denince aklıma zaman zaman girdiğim depresyonlar geliyor ama yazınızı okuduktan sonra farkettim ki tükenmişlik sendromu farklı bir psikolojik ruh hali

  7. Bu duruma büyük şehirde yaşamak ve sürekli aynı döngüyü tekrarlamak en büyük neden bana göre.Kendi çözümüm seyhat etmek.Buna her zaman fırsat olmuyor ama seyahat insanı resetler.

  8. merhaba ben mimarlık son sınıf öğrencisiyim nasıl bir bölüm olduğu hakkında az çok bilginiz vardır. açıkcası bölümden dolayı mı bilmiyorum ( ki etkisi var eminim) hedefsiz amaçsız yaşadığımı hissediyorum. 1 senem uzadı ki bu mimarlık mühendislik fakültesinde ki çoğu öğrencinin yaşayacağı bir durum ne kadar takmadığımı umursamadığımı düşünsem de beni çok fazla etkilemişe benziyor şuan ki projelerime derslerime odaklanamıyorum kendimi çok iyi bir bölüme yüksek puanlarla girdiğim halde tembel yeteneksiz hissediyorum bu benim moralimi bozuyor ve geleceğe bakış açımı çok etkiliyor. lütfen bana bir şeyler önerir misiniz bilirkişinin desteğine çok ihtiyacım var.

    1. Bir arkadaşımın güzel bir sözü var: Üniversite, bir insanın çıkabileceği en uzun tatildir!
      Çok güzel bir sözdür bu. Hayatı ciddiye almayın, demiyorum ama fazla da ciddiye almayın. Üniversite öğrencisi olmanın hakkını verin. Eğer bunu yapmazsanız, iş hayatına atıldıktan sonra 3-5 yıl içerisinde bıkıp “yahu gençliğimi yaşamadım” diyebilirsiniz. Her şey vaktinde güzel. Bence okulunuzu en az 1 yıl daha uzatmanızda fayda var. Ciddiyim

  9. Makalenizi okudum. Çok güzel ve açıklayıcıydı. Tükenmişlik sendromuna giren arkadaşların dikkatlice okumasını tavsiye ediyorum çok işime yaradı kendilerine ayrıca teşekkür ediyorum.

  10. Son zamanlar da tam olarak tükenmişlik sendromuna yakalanmışım gibi hissediyordum. Sebebi ise hayattan artık hiç bir beklentimin kalmaması ve beni heyecanlandıracak bir şeylerin olmayacağına inanmamdı. Ama makalenizi okuduktan sonra özellikle tükenmişlik sendromu ile nasıl başa çıkılır sorusunun cevabını aldıktan sonra tekrar eski günlerime psikolojik olarak döndüğümü söyleyebilirim. teşekkür ediyorum .

    1. Bu kadar etkili olacağını düşünmemiştim ancak sizin için çok özel noktalara temas etmiş olabilir bu yazı. Böyle olmasına sevindim. Tükenmemek üzere, kendinize iyi bakın 🙂 Yorum için teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni yorumları e-posta aracılığıyla bana bildir. Ayrıca yorum yapmadan da abone olabilirsiniz.

Back To Top